Duruşma talebinde bulunan Bestami Özdemir’e duruşma gününün 28.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve tebellüğ belgesini aldığı halde duruşmaya gelmediği, duruşmaya katılmayacağına dair yasal bir neden bildirmediği anlaşıldığından dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü. 187 nolu ilamın 1. maddesinde, Belediyede 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’na göre çalışan Avukatlara, vekalet ücretinin bu Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen sınırlama dikkate alınmaksızın ödenmesi nedeniyle 16.191.556.049.- liranın tazminine karar verilmiştir. Dilekçiler dilekçelerinde özetle, yapılan ödemeyle Avukat Semra Öztürk tarafından açılmış, lehine sonuçlanmış ve kesinleşmiş Antalya Hakem Heyetinin 2003/41 E. 2003/46 K. Sayılı ilamının yerine getirildiğini, T.C. Anayasasının 138. maddesine göre; Yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak...
Duruşma talebinde bulunan Bestami Özdemir’e duruşma gününün 28.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve tebellüğ belgesini aldığı halde duruşmaya gelmediği, duruşmaya katılmayacağına dair yasal bir neden bildirmediği anlaşıldığından dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü. 187 nolu ilamın 1. maddesinde, Belediyede 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’na göre çalışan Avukatlara, vekalet ücretinin bu Kanunun 146. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen sınırlama dikkate alınmaksızın ödenmesi nedeniyle 16.191.556.049.- liranın tazminine karar verilmiştir. Dilekçiler dilekçelerinde özetle, yapılan ödemeyle Avukat Semra Öztürk tarafından açılmış, lehine sonuçlanmış ve kesinleşmiş Antalya Hakem Heyetinin 2003/41 E. 2003/46 K. Sayılı ilamının yerine getirildiğini, T.C. Anayasasının 138. maddesine göre; Yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarını, mahkeme kararının ödenmemesi durumunda icraya verilerek tahsil etme imkanını bulunduğunu, Anayasa ve T.C.K. gereğince herhangi bir mercii yada makamın mahkeme kararının yerine getirilmesini engelleme yada geciktirmesinin mümkün bulunmadığını, avukatlık ücretinin avukata ait olduğunu, belediyenin geliri olmadığını, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 4667 sayılı kanun ile anılan maddede yapılan değişiklik sonucunda "...dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez."hükmüne yer verildiğini, Avukatlık Kanununun özel bir kanun olduğu ve sonraki kanun olduğu dikkate alınarak öncelikle Avukatlık Kanununun geçerli olması ve tatbik edilmesinin gerekli olduğunu, kaldı ki 5272 sayılı Belediye Kanunu açıkça vekalet ücretlerinin dağıtımında limiti kaldırdığını, bu nedenlerle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Kapsam başlıklı 146. maddesinin ikinci fıkrasında memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra 311 ve 570 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile değişik üçüncü fıkrasında bazı kanunların ilgili maddeleri sayılmakta, bu çerçevede "1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareler ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." hükmüne yer verilmiştir. 31.08.1961 tarih "ve 10894 sayılı Resmi Gaz...