Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ilamda yazılı gerekçelerle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karara karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar; Davalı şirketin ortakları olup dava dışı çoğunluk pay sahibi ortakların çoğunluk haklarına dayanarak şirkette hakimiyet kurduklarını, temsil yetkilerinin engellendiğini, genel kuruldan haberdar edilmediklerini, cebir ve şiddet kullanılarak şirkete girmelerinin engellendiğini, temsil yetkisi olup imzası kullanılarak borçlandırıcı işlemler yapıldığını, kar payınını dağıtılmadığını, şirket yöneticisinin yetkilerini kötüye kullandığını, taraflar arasında görülen davalar olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesinin...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1416 Esas 2025/1202 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1416 KARAR NO : 2025/1202
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/09/2025 NUMARASI : 2025/660 (Ara karar)
TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025
Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ilamda yazılı gerekçelerle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karara karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar; Davalı şirketin ortakları olup dava dışı çoğunluk pay sahibi ortakların çoğunluk haklarına dayanarak şirkette hakimiyet kurduklarını, temsil yetkilerinin engellendiğini, genel kuruldan haberdar edilmediklerini, cebir ve şiddet kullanılarak şirkete girmelerinin engellendiğini, temsil yetkisi olup imzası kullanılarak borçlandırıcı işlemler yapıldığını, kar payınını dağıtılmadığını, şirket yöneticisinin yetkilerini kötüye kullandığını, taraflar arasında görülen davalar olduğunu, şirketin fesih ve tasfiyesinin gerektiğini ileri sürerek gerçek pay değerlerini ödenmek suretiyle ortaklığın tasfiyesini, bu payların ödenmesi anına kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına ve tedbiren şirketin taşınmazlarının devrinin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ortakların işbu dava ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ederek tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanması ile taşınmazlarının devrinin önlenmesini istedikleri, 6102 sayılı Kanunda şirketlere yönelik olarak idare ve temsil kayyımlığından açıkça bahsedilmeyip kayyımlık kurumunun, TMK'da hükme bağlandığı, dava konusu olayda davalının tüzel kişiliğini koruduğu, faaliyetini devam ettirdiği, temsil ve ilzam sorunun olmadığı, bu aşamada tedbiren de olsa yönetim kayyımı atanması koşullarının bulunmadığı, öte yandan eldeki dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı şirketin taşınmazlarının davanın konusunu teşkil etmediği, taşınmazlar bakımından da ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle;" davacıların, kayyım atanması ve taşınmazların devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir isteminin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar istinaf dilekçesinde özetle; şirket müdürü olan kardeşi ...'in usulsüz işlemler yaptığını, kendisine ait bir şirkete davalı şirketin gelirini aktararak kira bedeli olmaksızın şirket taşınmazlarını kullandırdığını, kendilerini zor kullanarak şirkete sokmadığını, işlemlerin den...