Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 Tarihli ve E: 2021/84, K: 2022/117 Sayılı Kararı
Karar Özeti
6.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 Tarihli ve E: 2021/84, K: 2022/117 Sayılı Karar yayımlanmıştır.
Karar Metni
“... 1) 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesiyle 1632 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 13’ün birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı 7329 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na “Yakalama ve Tutuklama” başlıklı ek madde 13 eklenmiştir. Söz konusu ek maddenin geçici yakalamayı düzenleyen birinci fıkrasına göre; asker kişi, a) kişiye suçu işlerken rastlanması veya b) suçüstü bir fiilden dolayı; izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması hallerinde; herkes tarafından geçici olarak yakalanabilecektir. Anılan fıkra hükmü, Anayasa’ya aykırıdır. Açıklamalara geçilmeden önce anılan ek maddeye konu asker şahıs statüsüne sahip kimseleri belirlemekte fayda bulunmaktadır. 1632 sayılı Kanun’un “Askeri şahıslar” başlıklı 3. maddesine göre askeri şahıslar, mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile askeri öğrencilerdir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (bir koruma tedbiri olarak) “Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 90. maddesinin birinci fıkrası: “Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması ” şeklindedir. a) Yürürlükte bulunan düzenleme bakımından: Anılan ek maddenin birinci fıkrasının ve anılan 90. maddenin birinci fıkrasının lafzından anlaşılacağı üzere; geçici yakalama bakımından genel hüküm, 5271 sayılı Kanun; özel hüküm, 1632 sayılı Kanun’dur. Ancak bu özel hüküm, genel hükmün tekrarı niteliğinde olup herhangi bir farklılık, ayırt edicilik ihtiva etmemektedir. Diğer bir deyişle normlar hiyerarşisinde aynı basamakta bulunan, aynı konuyu - aynı anda düzenleyen iki hükümden hangisinin somut olaya uygulanacağını tespit etmeye, hükümler arası çatışmayı çözmeye hizmet eden Lex specialis derogat legi generali (Özel Kanun Genel Kanunları İlga Eder) ilkesinin işletilmesini gerektirecek bir durum da söz konusu değildir. Zira, özel hüküm (ek maddenin birinci fıkrası), genel hükmün (90. maddenin birinci fıkrası), asker şahıslar bakımından yinelenmesinden ibarettir. Bu nedenle asker kişilerin geçici olarak yakalanmasının ayrı bir ek maddeyle (birinci fıkrasıyla) düzenlenmesinde kamu yararı yoktur. Halbuki Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi gereğince, yasama işlemlerinin kişisel yararları değil kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yapılması zorunludur (Anayasa Mahkemesi’nin 17. 06. 2015 karar tarihli ve 2014/179 E.; 2015/54 K. sayılı Kararı). Diğer bir deyişle a) kişiye suçu işlerken rastlanması veya b) suçüstü bir fiilden dolayı; izlenen kişinin kaçm...