DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 16/04/2020 KARAR TARİHİ : 24/07/2020 Mahkememizde görülen Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 16/04/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ciro edilen ... Bankası ... Şubesi'nin ... seri nolu keşidecisi ..., hamili ... olan 20.01.2020 keşide tarihli 60,000-TL bedelli çekin, müvekkilinin iş yerinin taşınması esnasında kaybolduğunu, çekin bankaya ibraz edildiğini haricen öğrendiklerini, ancak çekin keşide tarihinde tahrifat yapılarak yeni bir keşide tarihi yaratılarak bankaya ibraz edilmesinin söz konusu olduğunu, zayi edilen çeklerin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, bu nedenle kötü niyetli 3.kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/227 Esas KARAR NO : 2020/426 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 16/04/2020 KARAR TARİHİ : 24/07/2020 Mahkememizde görülen Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 16/04/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ciro edilen ... Bankası ... Şubesi'nin ... seri nolu keşidecisi ..., hamili ... olan 20.01.2020 keşide tarihli 60,000-TL bedelli çekin, müvekkilinin iş yerinin taşınması esnasında kaybolduğunu, çekin bankaya ibraz edildiğini haricen öğrendiklerini, ancak çekin keşide tarihinde tahrifat yapılarak yeni bir keşide tarihi yaratılarak bankaya ibraz edilmesinin söz konusu olduğunu, zayi edilen çeklerin üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, bu nedenle kötü niyetli 3.kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasını önlemek amacıyla çeklerin bankadan tahsilini engellemek ve ödeme yasağı konulmasını da içeren çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 24/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin isteği üzerine davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşıldı. Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından yapıldığı, vekilin vekaletnamesinde feragate yetkili olduğu, feragatin süresinde yapıldığı, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında, feragat nedeniyle davanın reddi...