DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkilinin arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari karşılığında müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu nedenle ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı doğrultusunda dosya------Esas sırasına kaydı yapıldığını, davalı borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tacir sıfatının bulunmadığını bu nedenle görev...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/377 Esas KARAR NO: 2025/657 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkilinin arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari karşılığında müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu nedenle ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı doğrultusunda dosya------Esas sırasına kaydı yapıldığını, davalı borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tacir sıfatının bulunmadığını bu nedenle görev itirazında bulunduklarını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturaların tek başına alacağın varlığını ispatlayamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, kanun ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir", yine aynı Kanunun 16/1 maddesinde ise Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilm...