Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalıların davalı ...'nin ortakları olduğunu, ... tarihinde tasfiye sürecine giren davalı şirkete davacının tasfiye memuru olarak atandığını, fakat gelinen aşamada davacının bir takım şahsi sıkıntılar sebebi ile bu görevini yürütemez hale geldiğini, bu ihtiyacın bir diğer sebebinin de davacının diğer ortaklara ulaşamaması ve şirket adresi olarak resmi kayıtlarda yer alan adresin yerinde olmadığını, TTK. 268. Madde uyarınca ortaklar kararı ile bağlı olmasına karşın ortaklarla iletişim sağlayamadığından görevinin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davacının davalılardan ...'nin tasfiye memurluğundan istifasının kabulü ile tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine karar verilmesini...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/44 KARAR NO : 2020/72
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 23/01/2020 KARAR TARİHİ : 24/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalıların davalı ...'nin ortakları olduğunu, ... tarihinde tasfiye sürecine giren davalı şirkete davacının tasfiye memuru olarak atandığını, fakat gelinen aşamada davacının bir takım şahsi sıkıntılar sebebi ile bu görevini yürütemez hale geldiğini, bu ihtiyacın bir diğer sebebinin de davacının diğer ortaklara ulaşamaması ve şirket adresi olarak resmi kayıtlarda yer alan adresin yerinde olmadığını, TTK. 268. Madde uyarınca ortaklar kararı ile bağlı olmasına karşın ortaklarla iletişim sağlayamadığından görevinin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davacının davalılardan ...'nin tasfiye memurluğundan istifasının kabulü ile tasfiye memurluğu görevinin sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, davalı şirket tasfiye memuru olan davacının tasfiye memurluğundan istifasının kabulü istemine ilişkindir. Dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davacı ile davalı gerçek kişiler, yine davalı tüzel kişi şirketin ortaklarıdırlar. Davacı, davalı tüzel kişinin tasfiyesinde tasfiye memuru olarak atandığını beyan etmektedir. Yetki kuralları; kural olarak kamu düzeninden değildir. Kanun bazı hallerde kesin yetki kuralları öngörmüştür. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir. Kanunun ifadesinden, kanunda belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralı kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay HGK., 2014/3-98 esas, 2015/1714 karar) TTK m. 269 gereği; Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de, 293 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna tasfiye hâlinde ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder. HMK m. 14 gereği; Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. TTK m. 273 gereği; Tasfiye memurları şirket sözleşmesiyle, şirketin devamı sırasında veya sona ermesinden sonra ortakların oybirliğiyle seçilir. Böyle bir tasfiye memuru seçilmemişse, tüm ortaklar veya bunların kanuni temsilcileri tasfiyeye memur sayılır. Bununla beraber ortaklardan birinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesi, tasfiye hâlindeki şirket için bir veya birkaç tasfiye memuru atar. Mahkeme gerek görürse dilekçeyi tebliğ ederek diğer ortakları dinleyebilir. Anlaşıldığı üzere, şirket sözleşmesi ile veya ortaklarca atama olmamışsa, t...