Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;"... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından müvekkile borç ödememesi sebebiyle başlatılan icra takibi ve ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan ticari satıma konu malın iadesi (istirdat) davası sürecinde, müvekkil hakkında hatalı borç hesaplaması yapıldığı ve borç miktarının gerçeği yansıtmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda, davalı tarafça gönderilen ihtarnamede müvekkilin borçlu olduğu miktarın yanlış hesaplandığı ve bunun müvekkilini temerrüde düşürmek amacıyla yapıldığı tespit edilmiştir. Özellikle, davalı tarafça belirtilen borç miktarının, ticari defterler üzerinden yapılan hesaplamalara göre 58.623,81 TL yerine 58.681,23 TL olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durum, ihbarnamenin usulüne uygun...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/760 Esas KARAR NO : 2025/550
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/10/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;"... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından müvekkile borç ödememesi sebebiyle başlatılan icra takibi ve ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan ticari satıma konu malın iadesi (istirdat) davası sürecinde, müvekkil hakkında hatalı borç hesaplaması yapıldığı ve borç miktarının gerçeği yansıtmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda, davalı tarafça gönderilen ihtarnamede müvekkilin borçlu olduğu miktarın yanlış hesaplandığı ve bunun müvekkilini temerrüde düşürmek amacıyla yapıldığı tespit edilmiştir. Özellikle, davalı tarafça belirtilen borç miktarının, ticari defterler üzerinden yapılan hesaplamalara göre 58.623,81 TL yerine 58.681,23 TL olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durum, ihbarnamenin usulüne uygun olmadığına ve müvekkilin borcunun muaccel hale gelmediğine işaret etmektedir. İcra takibi başlatıldıktan sonra müvekkil, davalıya ödeme yapmaya devam etmiş ve başlangıçta icra takibi işlememiştir. Ancak tarafımızdan yapılan itirazlar sonucu, davalı taraf müvekkilin kullanmakta olduğu kiralanan malı el koymuş ve müvekkil, zorla ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Bu ödeme toplamda 124.000 TL olup, ilgili makbuzlar dosyaya eklenmiştir. Müvekkil, temerrüt faizi ve borçlu olduğu tutara ilişkin iddialara karşı çıkmıştır çünkü yapılan hesaplamalar yanlıştır ve müvekkilin gerçekten borçlu olmadığı ortaya çıkmıştır. Davalı taraf, müvekkile temerrüde düştüğünü iddia ederek çeşitli masraflar çıkarmış ve her ihtarnamenin bedelini fatura ederek tahsilat talep etmiştir. Müvekkil, bu faturaları Süğüt Noterliği nezdinde iade etmiş ve bu tutumun davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu belirtmiştir. Aynı zamanda, arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ve taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. Sonuç olarak, müvekkil haksız yere 129.900 TL ödemek zorunda kalmış ve bu sebeple davalıdan bu tutarın geri ödenmesi talep edilmiştir. Bu ödeme, temerrüt faiziyle birlikte müvekkilin alacağı olarak kabul edilmeli ve davalıdan yargılama giderleri ile vekalet ücreti de tahsil edilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Davacı ile müvekkil şirket, ... A.Ş. arasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 30.05.2017 tarihinde akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi bulunmakta olup, söz konusu sözleşme uyarınca davacı kiracının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, 10.03.2020 tarihinde bir ihtarname gönderilmiş ve 60 günlük ödeme süresi tanınmıştır. Ancak, davacı kiracı belirtilen süre içinde ödeme yapmadığı gibi diğer yükümlülüklerini de yerine getirmediğinden sözleşme feshedilmiştir. Sözleşmenin feshi sonucu, müvekkil şirkete ait malın teslimi için .....