DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2017 KARAR TARİHİ : 19/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; şirketleri ile ... (Şimdiki unvanı ... ) arasında yapılan Franchising sözleşmesine ilişkin olarak başlatılan icra takibine süresinde yapılamayan itiraz üzerine haksız alacak takibine ilişkin menfi tespit davası açma zorunluluğunun doğduğunu, sözleşmenin 4 a 1 maddesinde adı geçen ürün ve malzemelerin temini konusunda hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve tüm çağrılarımıza rağmen bu yükümlüğünden kaçındığını, oysa ki bilindiği üzere Franchisingin sadece isim hakkının kullanılması olmadığını, ortak marka mutfağından çıkacak ürünlerin hammaddesinin temininin de sağlanması...
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/14 Esas KARAR NO : 2018/492 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2017 KARAR TARİHİ : 19/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; şirketleri ile ... (Şimdiki unvanı ... ) arasında yapılan Franchising sözleşmesine ilişkin olarak başlatılan icra takibine süresinde yapılamayan itiraz üzerine haksız alacak takibine ilişkin menfi tespit davası açma zorunluluğunun doğduğunu, sözleşmenin 4 a 1 maddesinde adı geçen ürün ve malzemelerin temini konusunda hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve tüm çağrılarımıza rağmen bu yükümlüğünden kaçındığını, oysa ki bilindiği üzere Franchisingin sadece isim hakkının kullanılması olmadığını, ortak marka mutfağından çıkacak ürünlerin hammaddesinin temininin de sağlanması gerektiğini, gerek yapılagelişte gerekse de sözleşmede yer alan bu maddenin de yazılı hiçbir ifa davacı tarafından yerine getirilmediğini, sözleşmenin 4 a 4 maddesinde adı geçen personel kıyafeti asla tarafımıza gönderilmediğini ve bu konuda davacı hiçbir sorumluluğunu da yerine getirmediğini, sözleşmenin 7. maddesinde adı geçen hiçbir eğitim verilmediğini, sözleşmenin 10. maddesinde öngörülen hiçbir reklam ve tanıtım yapılmadığını, tüm bunlar ahvalinde bu tarihe dek taraflarına herhangi fatura gönderilmeksizin itiraz hakları kısıtlanmak sureti ile sözleşme hükümlerince (kendilerince) hesaplanan nereden edinildiği belirsiz paralar üzerinden icra takibinin başlatıldığını, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulü ile borçsuzluklarının tespitine ve karar tarihine kadar gerçekleşmiş ise yapılan tahsilatın istirdatına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmilini ve yine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davacının açmış olduğu huzurdaki davanın tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, menfi tespit davasının borçlunun borcu olmadığını ispata yönelik açılan bir dava olduğunu, oysa davacı tarafın bu borca ilişkin hiçbir delil ve belge dahi sunmadığını, öncelikle müvekkilin icra takibine konu olan alacağı taraflar arasında imzalanan Franchising Sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin sadece isim hakkı kullanmaktan ibaret olmadığını, zira davacı müvekkilin yıllardır emek vererek büyüttüğü markası ile 2014'ten bu yana büyük kazançlar sağladığını ancak sözleşmede kararlaştırılan ciro primlerini ödemeyerek müvekkil şirketi büyük zarara uğrattığını, davacının işbu ödemeleri yapmaması karşısında taraflarınca icra takibi yapıldığını ve bu takibin kesinleştiğini, akabinde davacıya ihtarname tebliğ edilerek taraflar arasında imzalanan sözleşmeye riayet etmeleri ve müvekkil şirkete borçlarını ödemelerinin bildirildiğini anca...