Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, davalının müvekkili hakkında senede dayalı olarak İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, davaya konu senetlerdeki imzaların hiçbirinin müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığı, davalının bu takip dolayısıyla müvekkiline ait taşınmazların icra kanalıyla satışının yapılması için satış işlemi başlattığı, bu nedenle de müvekkilinin mağdur durumda olduğundan bahisle öncelikle satış işlemlerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesine, adli yardım taleplerinin kabulüne ve müvekkilinin İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere davalının tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. 01/01/2019...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/422 KARAR NO : 2025/402 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/05/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, davalının müvekkili hakkında senede dayalı olarak İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığı, davaya konu senetlerdeki imzaların hiçbirinin müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığı, davalının bu takip dolayısıyla müvekkiline ait taşınmazların icra kanalıyla satışının yapılması için satış işlemi başlattığı, bu nedenle de müvekkilinin mağdur durumda olduğundan bahisle öncelikle satış işlemlerinin durdurulması için tedbir kararı verilmesine, adli yardım taleplerinin kabulüne ve müvekkilinin İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere davalının tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında 05.04.2023 tarihli ve 32154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31.maddesinde "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ibaresi para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Mahkememi...