Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: müvekkili ile davalı arasında 03/05/2005 tarihinde alarm tesisi kurulması ve işleyişinin temini amacıyla hizmet sözleşmesi imzalandığını, 08/03/2007 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini müvekkili, geçmişte de halen de kuyumculuk işi ile iştigal etmekte olduğunu, hırsızlık vakasına kadar mesleğini kendi iş yerinde icra etmekte olan müvekkili, çalınan altınlar neticesinde tüm sermayesini kaybettiğini, sermayesiz kalan müvekkili, başkasına ait bir kuyumcu işyerinde bağlı çalışan durumuna düştüğünü, müvekkilinin zararı sadece dava sonucu hükmedilen 2 kg altın olmaktan ziyade iş yerini kapatmak zorunda kalmasından ötürü uğradığı zarar olduğunu, bu denli büyük bir zarara uğrayan müvekkili talebi çalınan altınların günümüz değerindeki temerrüt faiziyle...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/144 Esas KARAR NO : 2025/266
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2022 KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: müvekkili ile davalı arasında 03/05/2005 tarihinde alarm tesisi kurulması ve işleyişinin temini amacıyla hizmet sözleşmesi imzalandığını, 08/03/2007 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini müvekkili, geçmişte de halen de kuyumculuk işi ile iştigal etmekte olduğunu, hırsızlık vakasına kadar mesleğini kendi iş yerinde icra etmekte olan müvekkili, çalınan altınlar neticesinde tüm sermayesini kaybettiğini, sermayesiz kalan müvekkili, başkasına ait bir kuyumcu işyerinde bağlı çalışan durumuna düştüğünü, müvekkilinin zararı sadece dava sonucu hükmedilen 2 kg altın olmaktan ziyade iş yerini kapatmak zorunda kalmasından ötürü uğradığı zarar olduğunu, bu denli büyük bir zarara uğrayan müvekkili talebi çalınan altınların günümüz değerindeki temerrüt faiziyle karşılanamayan kısmı olduğunu, munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğunu, davalı şirket, müvekkilin zararını zamanında karşılamadığı için munzam zarar olduğunu, Türk lirasının zaman içinde enflasyona bağlı olarak alım gücü azalmakta ve bu zarar temerrüt faizi ile giderilememekte olduğunu, müvekkilin azalan alım gücü de munzam zararı oluşturmakta olduğunu, bu nedenle herkesçe bilinen doğruların ispatında lüzum olmadığı için enflasyon ve döviz kurları, aynı ölçekte kuyumcu gelirleri göz önüne alınıp bilirkişi incelemesiyle; sorusuna verilecek cevabını tespiti miktarda neticesinde munzam zararın tespiti gerekmekte olduğunu, Türk lirasındaki değer kaybı, altın fiyatlarının her geçen yıl artması, enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosya üzerinden fazlaya ilişkin hakkımızı saklı tutarak 10.000 TL talep ettiklerini, kalan zarar için ek olarak İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, her iki dosyadaki alacak kalemleri göz önüne alınıp bilirkişi incelemesi sonucu alacak miktarının hesaplanıp (günümüzde 2 kg altın bedelinin müterafik kusur olması nedeniyle, %70'i) bu tutardan temerrüt faiz tutarı düşülmesi sonucu çıkan munzam zararın tazminini talep ettiklerini, munzam zarar miktarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceğinden dolayı şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL munzam zarar tazminatı talep ettiklerini,dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, y...