DAVA:Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkilinin ...Ticaret Sicil Memurluğunda ... sicil numarası ile kayıtlı ... nin B Grubu imtiyazlı pay sahibi ve 18/7/2000 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu , hiçbir sıfat ve yetkisi bulunmayan ... tarafından ... ... AŞ nin genel kurulunun toplantıya çağırdığını, toplantı tarihinin 31 Temmuz 2017 olarak ilan edildiğini belirterek, davalının yönetim kurulu üyesi olmadığı halde kendisini şirket yönetim kurulu üyesi olarak tanıtıp, genel kurulu bu sıfatla toplantıya çağırarak yarattığı muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebligat yapılamamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, davalının yönetim kurulu üyesi olmadığı halde, kendisini şirket yönetim kurulu üyesi olarak tanıtarak genel kurulu...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2017/675 Esas KARAR NO:2025/367
DAVA:Muarazanın Önlenmesi. DAVA TARİHİ:26/07/2017 KARAR TARİHİ :15/05/2025
DAVA:Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkilinin ...Ticaret Sicil Memurluğunda ... sicil numarası ile kayıtlı ... nin B Grubu imtiyazlı pay sahibi ve 18/7/2000 tarihinde yapılan genel kurulda seçilen temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu , hiçbir sıfat ve yetkisi bulunmayan ... tarafından ... ... AŞ nin genel kurulunun toplantıya çağırdığını, toplantı tarihinin 31 Temmuz 2017 olarak ilan edildiğini belirterek, davalının yönetim kurulu üyesi olmadığı halde kendisini şirket yönetim kurulu üyesi olarak tanıtıp, genel kurulu bu sıfatla toplantıya çağırarak yarattığı muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebligat yapılamamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, davalının yönetim kurulu üyesi olmadığı halde, kendisini şirket yönetim kurulu üyesi olarak tanıtarak genel kurulu bu sıfat ile toplantıya çağırdığı iddiası ile açılan muarazanın önlenmesi talebine ilişkindir. Davalı tarafa çıkartılan yurt dışı tebligatları incelendiğinde ; Davacı tarafından davalının adresi 26/07/2017 tarihli dava dilekçesinde "..." olarak bildirilmiş olup, davalı tarafa 08/08/2017 tarihli tensiple yurtdışı tebligat yapılmasına karar verilmiş, tebligat 22/11/2017 tarihinde tebliğ yapılamayarak iade edilmiş, iade yazısı tercüme ettirilip incelendiğinde "Talep formunun dördüncü bölümünde davalı için bir kapı numarası bildirmişsiniz ancak tespitimiz sonrası bildirdiğiniz numaranın bir iş yeri adresi olduğunu gördük. Bu talebinizi işleme tabi tutabilmemiz için lüften şurasını daha fazla açıklığa kavuşturun; eğer orası bir iş sahası ise, siz bir iş yeri adresindeki bir kimse için kişisel bir hizmet mi istiyorsunuz" denilerek iade edildiği görülmüştür. Bunun üzerine 20/09/2018 tarihinde alınan ara kararı ile, yurtdışı tebligat iade gerekçesi dikkate alınarak, belirtilen adresin iş yeri adresi olup , bu iş yerinde çalışan ... isimli kişiye şahsi tebligat yapılması gerektiği şerhi yazılarak tekrar yurt dışı tebligat yapılmasına karar verilmiş ve bu şerh hazırlanan evraklara ilave edilmiş, göndermiş olduğumuz tebligatın 08/01/2019 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, iade yazısı tercüme ettirildiğinde bu defa "Hizmet edilecek kişinin eksik ve yetersiz adres ayrıntıları lütfen davalının çalıştığı şirketin adını temin edin ve belgeleri tekrar ibraz edin" denilerek iade edildiği görülmüştür. Daha sonra davacı vekili 19/02/2019 tarihli dilekçesinde davalının adresi olarak ...İngiltere adresini bildirerek bu adrese tebligat yapılmasını istemiş, usulüne uygun şekilde hazırlanan evrak tebliğ için gönderilmiş, çıkartılan tebligat yapılamayarak 16/07/2019 tarihinde iade edilmiş, iade yazısı tercüme ettirildiğinde "Şirket verilen adreste ticaret yapmaya devam etmediği için, davalıya şirketin adresinde tebliğ etmenin ...