Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, icra müdürlüğünce tanzim edilen icra emrinin müvekkile gönderildiğini ancak Müvekkilinin eline geçemeden Tebligat Kanununun 21/2.maddesi hükmüne göre gıyabında tebliğ edilmiş sayıldığını, bu şekilde bir tebliğ ile kesinleşen icra takibi üzerinden davalı tarafından haciz işlemleri yapıldığını ve cebri icra tehdidinin halen devam ettiğini, takibe dayanak olan 10.06.2016 tanzim tarihli, 20.08.2017 ödeme tarihli ve 33.000,00.-TL tutarlı bonoda müvekkiline izafe edilen imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını bonodaki imzanın müvekkiline ait olmamasından bahisle Ticari Dava Şartı...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/153 Esas KARAR NO : 2025/325
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı tarafından ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, icra müdürlüğünce tanzim edilen icra emrinin müvekkile gönderildiğini ancak Müvekkilinin eline geçemeden Tebligat Kanununun 21/2.maddesi hükmüne göre gıyabında tebliğ edilmiş sayıldığını, bu şekilde bir tebliğ ile kesinleşen icra takibi üzerinden davalı tarafından haciz işlemleri yapıldığını ve cebri icra tehdidinin halen devam ettiğini, takibe dayanak olan 10.06.2016 tanzim tarihli, 20.08.2017 ödeme tarihli ve 33.000,00.-TL tutarlı bonoda müvekkiline izafe edilen imzanın kesinlikle müvekkiline ait olmadığını bonodaki imzanın müvekkiline ait olmamasından bahisle Ticari Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin cebri icra tehdidinden kurtulabilmesi için huzurdaki davayı açtıklarını, davaya konu edilen bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle müvekkili davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyeti tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu 20.08.2017 vadeli, 10.06.2016 düzenleme tarihli 33.000 bedelli bononun yetkili hamilinin müvekkili olup, iş bononun vadesinde ödenmediğini, söz konusu bononun müvekkiline cirantadan geçmiş olup, muhatabın imzasının bizzat gözü önünde atılmış olmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin dava dışı ... ile organik ilişki içinde olması nedeniyle bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu bildiğini veya en azından bilebilecek durumda olduğunu iddia ettiğini, her ne kadar davacının bu iddiasında imzanın davacıya ait olduğunu ikrar etmişse de müvekkilinin imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmediğini, müvekkilinin dava dışı ciranta ile organik bağ içinde olduğu iddiasının ise hukuken mesnetsiz olup mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olup bonoyu ciro yolu ile dava dışı 3.kişiden teslim aldığını, imzanın davacıya/borçluya ait olup olmadığını bilebilecek konumda olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hükmetme şartları oluşmadığını, bu nedenle de müvekkili aleyhine tazminat hükmedilemeyeceğini, sonuç olarak ve özetle, davacının iddialarının asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle davacı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar ...