DAVA : Yabancı mahkeme kararının tenfizi hükmüne dair yargılamanın iadesi DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı...Uluslararası Nakliyat Oto. Serv. Tic. Ltd. Şti vekili ihtiyati tedbir talebini içerir yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdedilen 18/05/2010 tarihli "akaryakıt alım satım" konulu sözleşme uyarınca ticari ilişkiye başlandığı, müvekkil şirket tarafından bahse konu ticari ilişki dolayısı ile yükümlülük altında bulunulan ödemelerin banka havalesi ve çek ile ödenmek suretiyle eksiksiz yerine getirilmiş olduğunu, asıl alacaklı tarafın müvekkil şirket olduğu iş bu somut olayda her türlü hile ve desise ile Avusturya Mahkemeleri nezdinde karar alındığını ve bu kararın...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/714 Esas KARAR NO : 2024/1089 DAVA : Yabancı mahkeme kararının tenfizi hükmüne dair yargılamanın iadesi DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı...Uluslararası Nakliyat Oto. Serv. Tic. Ltd. Şti vekili ihtiyati tedbir talebini içerir yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdedilen 18/05/2010 tarihli "akaryakıt alım satım" konulu sözleşme uyarınca ticari ilişkiye başlandığı, müvekkil şirket tarafından bahse konu ticari ilişki dolayısı ile yükümlülük altında bulunulan ödemelerin banka havalesi ve çek ile ödenmek suretiyle eksiksiz yerine getirilmiş olduğunu, asıl alacaklı tarafın müvekkil şirket olduğu iş bu somut olayda her türlü hile ve desise ile Avusturya Mahkemeleri nezdinde karar alındığını ve bu kararın mahkememizce tenfiz edildiğini, hile teşkil eden lk olayın, sahte sözleşmenin imzalanması, bununla karar verilmesine yol açılması ve bu sahte sözleşmenin ilk yargılama sırasında varlığı bilinmesine rağmen, sırf Türk Hukuku'nun hükümlerinin uygulanmasından kaçınabilmek, müvekkil şirketin adil yargılanma ve savunma haklarını gereği gibi kullanmasının engellenmesi maksadıyla bunun ibraz edilmemesi olduğunu, üstelik bu ibra etmeme halinin kasten Sayın mahkemeye karşı da gerçekleşmiş olduğunu, tarafın esasa etki eden ikinci hilesi, sahip olmadığı bir alacağı Avusturya Mahkemesi'nde ilam altına aldırıp, bunu sayın mahkemede tanıtmış olmasıdır, bunu aslında hileli sözleşme ile Avusturya'yı yetkili kılarak yapan M-Oil alacaklı sıfatının resen nazara alınarak bir itiraz olduğunu bu nedenle de davanın reddi gerekeceğini, bu suretle yargılama boyunca gizlediğini, tarafın hükme doğrudan etki eden diğer bir hilesinin iflas durumunun gizlenmesine ilişkin olduğunu, vekil ile temsilin zorunlu olduğu bir davada, vekil tayin edecek ücreti temin edemeyen, adli yardım talebi de reddedilen müvekkil tarafın gıyabında yürütülen yargılama sebebiyle adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmış olması ve var olmayan bir vekalet ilişkisi içerisinde eş deyişle sahte avukat vasıtası ile yargılamanın yürütülmesi, tebligatların sahte avukatlara yapılmış olması da hile ve desise ile yürütülen yargılamanın bir diğer görünümü olduğunu, tüm bu hile ve desiselerin mevcudiyeti sonrasında, Avusturya Mahkemesi'nin kendisini yargılamaya yetkili görüp, müvekkil kendi usul hukuku hükümlerine göre tek bir delil bile sunamadan mahkum ettiği kararın dayanağı olan sahte sözleşmeye yönelik şirket yetkilisi tarafından yapılan ikrar sonrasında taraflarınca, mahkeme nezdinde yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna başvuruda bulunduklarını, ancak somut olayda sahtelik ve hukuka aykırılıkların bu denli yoğun olmasına karşılık mükerrer ödeme, sahtelik, temlik sebebiyle sıfat yokluğu hususu başta olmak üzere hiçbir olası iddial...