Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1152 esas ve 2024/1018 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, menfi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalıdan 170 ton mandalina satın alındığını ve satış bedeli olarak dava konusu 3 adet çekin davalıya teslim edildiğini, buna rağmen satışa konu emtianın müvekkiline teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355....
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/276 KARAR NO : 2025/252 KARAR TARİHİ : 12/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 NUMARASI : 2024/1152 Esas, 2024/1018 Karar
DAVACI : ... - TCK NO:... VEKİLİ : Av. ..., DAVALI : ... -TCK NO:..., ... VEKİLİ : Av. ..., DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2025 YAZIM TARİHİ : 12/02/2025
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1152 esas ve 2024/1018 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, menfi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalıdan 170 ton mandalina satın alındığını ve satış bedeli olarak dava konusu 3 adet çekin davalıya teslim edildiğini, buna rağmen satışa konu emtianın müvekkiline teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmü yer almaktadır. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu dava da 09/12/2024 tarihinde açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işl...