Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/525 · K. 2024/887
Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/525 K. 2024/887

E. 2023/525K. 2024/8878 Ekim 2024
icra takibimülkiyet hakkıitirazın iptalialacağın tahsiliiptal davasıispat yükütazminatzarar tazminibireysel başvuruiptal kararıvekaletsiz iş görmeistinaf yoluhacizmevduat faizihaksız fiilicra takibine itirazihtirazi kayıtihtiyati haciz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; 22.03.2023 tarihinde müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu faturalara ilişkin icra takibi yapılmış davalı yanca icra takibine itiraz edilmiştir. Tarafımızca 28.04.2021 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılamada yargılamaya konu faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve dosya borcu kadar ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı yan kötüniyetli olarak dosya borcunu icra dosyasına yatırmış ise de teminat olarak yatırdığı beyan ederek tahsilatı engellemiştir. Dava sonucu itirazın iptaline karar verilmiş verilen karar kesin olduğundan 12.04.2023 ve 27.04.2023 tarihlerinde dosya borcu ödenerek infaz olmuştur. İcra takibi...

Karar Metni

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2023/525 Esas KARAR NO : 2024/887 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; 22.03.2023 tarihinde müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu faturalara ilişkin icra takibi yapılmış davalı yanca icra takibine itiraz edilmiştir. Tarafımızca 28.04.2021 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılamada yargılamaya konu faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve dosya borcu kadar ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı yan kötüniyetli olarak dosya borcunu icra dosyasına yatırmış ise de teminat olarak yatırdığı beyan ederek tahsilatı engellemiştir. Dava sonucu itirazın iptaline karar verilmiş verilen karar kesin olduğundan 12.04.2023 ve 27.04.2023 tarihlerinde dosya borcu ödenerek infaz olmuştur. İcra takibi konu alacakların zamanında ödenmemesi sonucu uğranılan ve faizle karşılanmayan zarar oluşmuştur. Munzam zarar, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1 maddesinde düzenlenmiştir. BK'nın 105/I. maddesinde munzam zarar başlığı ile "Alacaklının düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiç bir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir" şeklinde düzenleme mevcut iken, TBK'nın 122/1. maddesinde aşkın zarar başlığı altında "Alacaklı temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiç bir kusurunun bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür." şeklinde BK. 105/I. maddesindekine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Yargıtay HGK'nın 10.11.1999 gün ve 13-353/929 sayılı kararında vurgulandığı üzere; munzam zarar sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukuki bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Borçlu para borcunun vadesinde ödemediğinde (temerrüt) oluştuğunda sözleşme veya yasada belirlenen gecikme faizi ödeme yükümü altına girer. Bu durumda BK'nın 103. maddesi uyarınca alacaklının mutlak ve tartışmasız bir zarara uğradığı kabul edilmektedir. O nedenle alacaklıya, uğradığı zararı ispat yükümü verilmeksizin, en önemlisi borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaksızın yasa gereği kabul edilen zararı giderme hakkı tanınmıştır. Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabilir. Kaynağı ne olursa olsun, temerrüt faiz yürütülebilir nitelikte olmak koşuluyla bütün para borçlarında uygulanma olanağına sahiptir. Borcun dayanağı haksız fiil, sözleşme, nedensiz zenginleşme, kanun, v...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 11

XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 105

3. Senedin geri verilememesi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 107

Belirsiz alacak davası9

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/657 · K. 2024/543

11 Haziran 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/683 · K. 2024/557

13 Haziran 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/420 · K. 2023/81

2 Şubat 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/700 · K. 2024/573

25 Haziran 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/103 · K. 2024/626

2 Temmuz 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2022/92 · K. 2024/123

13 Şubat 2024