İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına maliki bulunduğu taşınmazlara ilişkin 2016 ve 2017 yıllarına ait bina vergisi ve bina kültür payı ile hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla adına düzenlenen 22.10.2019 tarih ve 26613 ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından inşaatı devam eden bağımsız bölümler için yapı kayıt belgesi alındığı, ancak yapıların halen inşaat aşamasında olduğu ve idarece aksi yönde yapılmış başkaca bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında, vergiyi doğuran olayın, taşınmaz inşaatının tamamlanması ve yapı kullanma izin belgesi ile doğduğu ancak davacının 28.06.2019 tarihinde aldığı yapı kayıt belgesine dayanarak tamamlanmamış inşaatlar için geçmiş yıllara ait bina vergisi ve bina kültür payı ile hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 22.10.2019 tarih ve 26613 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BEŞİNCİ VERGİ DAVA DAİRESİ ESAS NO : 2022/395 KARAR NO : 2022/86 İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına maliki bulunduğu taşınmazlara ilişkin 2016 ve 2017 yıllarına ait bina vergisi ve bina kültür payı ile hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla adına düzenlenen 22.10.2019 tarih ve 26613 ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından inşaatı devam eden bağımsız bölümler için yapı kayıt belgesi alındığı, ancak yapıların halen inşaat aşamasında olduğu ve idarece aksi yönde yapılmış başkaca bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında, vergiyi doğuran olayın, taşınmaz inşaatının tamamlanması ve yapı kullanma izin belgesi ile doğduğu ancak davacının 28.06.2019 tarihinde aldığı yapı kayıt belgesine dayanarak tamamlanmamış inşaatlar için geçmiş yıllara ait bina vergisi ve bina kültür payı ile hesaplanan gecikme zammının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 22.10.2019 tarih ve 26613 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline, ödenen tutarların davacıya iadesine karar veren Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi'nin 23/12/2020 gün ve E: 2019/1441, K: 2020/1302 sayılı kararının; Emlak Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi kapsamındaki muafiyetten yararlanma ve 5 yıl içinde tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin dava konusu edilmiş olmasına rağmen Mahkemece davanın konusunun hatalı değerlendirilerek tek hakim tarafından karar verildiği iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır. Olayda, davacı tarafından, Emlak Vergisi Kanunu'nun 8. maddesi kapsamındaki muafiyetten yararlanma ve 5 yıl içinde tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 08/11/2019 tarih ve 10841 sayılı işlemin dava konusu edildiği anlaşıldığından, konusu belli bir parayı içeren ve miktar itibariyle tek hakim tarafından karara bağlanacak uyuşmazlıklar kapsamında bulunmayan davada, Mahkeme heyetince karar verilmesi gerekirken tek hakim tarafından karara bağlanmasında hukuka uyarlık görülm...