İSTEMİN ÖZETİ : Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 21/10/2021 tarih ve E:2020/917, K:2021/1355 sayılı kararının; davacılar tarafından, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü; Dava; davacılar tarafından, yakınları Uzman Çavuş ........'nın 31.07.2019 tarihinde vefat etmesi olayıyla ilgili olarak davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğu ileri sürülerek toplam 300.000,00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemesince; "Uyuşmazlık konusu vefat olayı, müteveffanın göreviyle ilgisi olmayan tek taraflı bir trafik kazasından dolayı meydana geldiğinden...
T.C. ERZURUM BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 2. İDARİ DAVA DAİRESİ ESAS NO : 2022/3 KARAR NO : 2022/5437 İSTEMİN ÖZETİ : Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 21/10/2021 tarih ve E:2020/917, K:2021/1355 sayılı kararının; davacılar tarafından, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü; Dava; davacılar tarafından, yakınları Uzman Çavuş ........'nın 31.07.2019 tarihinde vefat etmesi olayıyla ilgili olarak davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğu ileri sürülerek toplam 300.000,00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemesince; "Uyuşmazlık konusu vefat olayı, müteveffanın göreviyle ilgisi olmayan tek taraflı bir trafik kazasından dolayı meydana geldiğinden davalı idarenin faaliyet alanında (milli savunma) gerçekleşen bir olay olmadığından davacıların sosyal risk ilkesi gereği de karşılanabilecek bir zararlarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.." denilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından, anılan mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir. 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden dolayı doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı (tazminat) davası açabileceği; hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenin...