Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesinde öngörülen 6 haftalık süreye uyulmadan icra takibi başlatılmış olması nedeniyle "davanın usulden reddine" dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16/12/2022 tarih 2022/2288 Esas 2022/2994 Karar sayılı kararı ile "...her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davalı dernek vasfında olup tacir sıfatını haiz değildir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4. maddesinde...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1050 - 2024/1864 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1050 KARAR NO : 2024/1864
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2023 NUMARASI : 2022/866 E. 2023/46 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARARIN YAZIM TARİH : 03/12/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesinde öngörülen 6 haftalık süreye uyulmadan icra takibi başlatılmış olması nedeniyle "davanın usulden reddine" dair verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16/12/2022 tarih 2022/2288 Esas 2022/2994 Karar sayılı kararı ile "...her ne kadar davacı bir ticaret şirketi olup tacir ise de, davalı dernek vasfında olup tacir sıfatını haiz değildir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan da değildir. Bu durumda, tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. O halde 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a/3. maddesi gereğince, mahkemenin görevli olmadığı halde davaya bakmış olması karşısında, esas yönünden inceleme yapılmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine, kararın niteliğine göre tarafların istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın, gereğinin yapılması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; bu kez "Mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine" dair karar verilmiş, bu karara karşı da davacı tarafından; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, davalının tacir niteliğine haiz olması sebebiyle söz konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu, davaya konu icra takibinin dayanağının cari hesap mutabakatı olduğu, davalı tarafa icra takibi öncesinde borcun ödenmesi için ihtarname gönderdiği, ödeme yapılmadığı için icra takibine girişildiği, davalı tarafa borcun ödenmesi için ihtarda bulunulduğu ...