İSTEMİN ÖZETİ :Davacı tarafından, 2019/1 dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyannamesi üzerinden tahakkuk edip ödenen gelir (stopaj) vergisinin 6.598.100,04-TL kısmının kaldırılması ve iadesi istemiyle açılan davanın; tasfiye süreci sonunda şirket mal varlığının nakde dönüştürülmesi ve tasfiye döneminde elde edilen tasfiye kârı üzerinden ödenen gelir (stopaj) vergisi dahil her çeşit borç ile verginin ödenmesinin ardından kalan ve ortaklara dağıtılacak olan tutar olan tasfiye payının ortaklar açısından kâr payı (menkul sermaye iradı) olarak kabul edilmesi ve dolayısıyla tevkifata tabi tutulması mümkün olmadığından, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayalı olarak yapılan tahakkukta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabulüne, verginin iadesine karar veren İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 10/02/2020 tarih ve E:2019/500, K:2020/316sayılı kararına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. VERGİ DAVA DAİRESİ Esas No: 2020/947 Karar No: 2020/2030 T. 10.11.2020 İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN(DAVALI) :BOĞAZİÇİ KURUMLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ VEKİLİ:AV. K1 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı - A1 KARŞI TARAF (DAVACI) :TASFİYE HALİNDE F1 MUKAVİM MALZEME SAN. A.Ş. VEKİLİ:AV. K2 A2 İSTEMİN ÖZETİ :Davacı tarafından, 2019/1 dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyannamesi üzerinden tahakkuk edip ödenen gelir (stopaj) vergisinin 6.598.100,04-TL kısmının kaldırılması ve iadesi istemiyle açılan davanın; tasfiye süreci sonunda şirket mal varlığının nakde dönüştürülmesi ve tasfiye döneminde elde edilen tasfiye kârı üzerinden ödenen gelir (stopaj) vergisi dahil her çeşit borç ile verginin ödenmesinin ardından kalan ve ortaklara dağıtılacak olan tutar olan tasfiye payının ortaklar açısından kâr payı (menkul sermaye iradı) olarak kabul edilmesi ve dolayısıyla tevkifata tabi tutulması mümkün olmadığından, davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayalı olarak yapılan tahakkukta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabulüne, verginin iadesine karar veren İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 10/02/2020 tarih ve E:2019/500, K:2020/316sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; 5811 sayılı Kanun kapsamında beyan edilerek sermayenin cüzü sayılan tutar dışındaki kar unsurlarının ortaklara dağıtıldığında stopaj yoluyla vergilendirilmesi gerektiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ:İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Kararveren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Vergi Dava Dairesi'nce; dava dosyası incelenerek davalı idarece yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü: Dava; davacı tarafından, 2019/1 dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyannamesi üzerinden tahakkuk edip ödenen gelir stopaj vergisinin 6.598.100,04-TL'lik kısmının kaldırılması ve iadesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2.fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, 3. fıkrasında da; bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği belirtilmiş, aynı Kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin (B) bendinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu düzenlenmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun vergi tevkifatını düzenleyen 94. maddesi...