Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/1207 · K. 2024/1837
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/1207 K. 2024/1837

E. 2024/1207K. 2024/183719 Aralık 2024
tahkimtrafik kazasımaddi tazminattazminatistinaf yolukusur tespitibaşvuru süresimaluliyet raporubedensel zararilk derece mahkemesi kararının kaldırılması
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/11/2023 NUMARASI: 2022/237 (E) - 2023/1070 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/09/2014 tarihinde, dava dışı ...'ın idaresinde olan ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya sigortalı, ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafından müvekkiline yeterli ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu yaralanması sonucu Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından 11/05/2018 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16.2 oranında malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/1207 KARAR NO: 2024/1837 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/11/2023 NUMARASI: 2022/237 (E) - 2023/1070 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/09/2014 tarihinde, dava dışı ...'ın idaresinde olan ... plakalı araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalıya sigortalı, ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, davalı tarafından müvekkiline yeterli ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu yaralanması sonucu Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından 11/05/2018 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16.2 oranında malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının güncel verilere göre hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın esasına yönelik savunmaları yanında davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkili şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 28/02/2019 tarih 2018.E.75945 K-2019/17992 sayılı kararıyla sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar verildiğini belirterek davanın kesin hüküm nedeniyle reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; kesin hüküm nedeniyle davanın HMK'nin 114-1/i maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf buşvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçe göstermiş olduğu Sigorta Tahkim Komisyonu kararında kusur durumları doğru bir şekilde hesaplanamadığı için davanın reddine karar verildiğini, ancak dosya içerisinde var olan bilgi ve belgelerin Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşan şekilde kapsamlı inceleme gerektirdiği için söz konusu hükmün verildiğini, trafik kazasında kusur tespiti için yine Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde tanık, keşif, bilirkişi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararının aslında bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla söz konusu kazaya ilişkin hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını, kesin hüküm sayılmaması gerektiğini, tahkim komisyonu tarafından esastan bir çözümleme yapılmadığını, izah edildiği gibi kazada kusur durumu tespit edebilecek nitelikte inceleme yapma ve delil toplama imkanı bulunmadığından başvurunun reddedildiğini, dolayısıyla dosyanın tahkimde esastan çözümlendiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka ve...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/783 · K. 2024/1228

24 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/1061 · K. 2024/1443

16 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/403 · K. 2024/1490

23 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2023/2064 · K. 2024/1332

8 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/1651 · K. 2024/1511

31 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2024/488 · K. 2024/654

3 Mayıs 2024