Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2025/478 · K. 2025/677
YargıtayHukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu E:2025/478 K:2025/677

E. 2025/478K. 2025/67721 Ekim 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2017/324 Esas, 2020/776 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tapu iptal ve tescil istemi bakımından tüm davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, tazminat istemi bakımından tüm davalılar yönünden davanın esastan reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vasisi ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla 6100...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2025/478 E. , 2025/677 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/709 E., 2022/652 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2017/324 Esas, 2020/776 Karar sayılı BOZMA kararı

1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tapu iptal ve tescil istemi bakımından tüm davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, tazminat istemi bakımından tüm davalılar yönünden davanın esastan reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vasisi ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararının temyiz incelemesinde duruşma yapılmayacağından davacı vasisinin duruşma talebinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili; davalı ... ve ...’nın müvekkilinin kızı ve damadı olduğunu, anılan davalıların bir kısım borçlarının olduğunu, bankadan kredi kullanabilmek için müvekkiline ait taşınmaza ipotek tesis ettirmek istediklerini, bu şekilde sıkıntıdan kurtulacaklarını söylemeleri üzerine müvekkilinin davalıların yanında çalışan diğer davalı ...’a taşınmaz satış yetkisine haiz vekâletname verdiğini, müvekkilinin hem tecrübesizliğinden hem de annelik duygusundan istifade eden davalıların müvekkilinin iradesini fesada uğratarak aldıkları vekâletname ile İstanbul ili Kadıköy ilçesi ... Mahallesinde kain 4 32... parsel sayılı taşınmazdaki 27 numaralı bağımsız bölümünü davalılar ... ... ve ...’ya devrettiklerini, müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında satışın gerçekleştirildiğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmazsa taşınmaz değerinin devir tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabı 5. Davalılar ... ve ... vekili; tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu kayıt malikine yönetilmesi gerektiğinden öncelikle müvekkilleri aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, vekâlet sözleşmesinden doğan davaların beş yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğunu, devir tarihinden itibaren beş yıllık süre geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle de reddi gerektiğini, ileri sürülen iddiaların soyut ve ispattan yoksun olduğunu, müvekkilleri...

Benzer Kararlar

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2024/657 · K. 2025/478

13 Temmuz 2025

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2024/656 · K. 2025/477

13 Temmuz 2025

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2024/658 · K. 2025/479

13 Temmuz 2025

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2024/655 · K. 2025/476

13 Temmuz 2025

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2025/378 · K. 2025/494

9 Eylül 2025

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2023/673 · K. 2025/587

30 Eylül 2025