Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/380 Esas KARAR NO : 2024/451 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/05/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Munzam zarar davasında görevli ve yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceğini, dava konusu alacağın temeli kambiyo senedine dayanmakta olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlık mutlak ticari dava olarak değerlendirilmekte olduğunu, .... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, söz konusu munzam zarar alacağının, 6098 sayılı TBK'da belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımına bağlandığını,...
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/380 Esas KARAR NO : 2024/451
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 30/05/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Munzam zarar davasında görevli ve yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceğini, dava konusu alacağın temeli kambiyo senedine dayanmakta olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlık mutlak ticari dava olarak değerlendirilmekte olduğunu, .... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, söz konusu munzam zarar alacağının, 6098 sayılı TBK'da belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımına bağlandığını, zamanaşımının başlangıç tarihi olarak ödemenin yapıldığı gün esas alınmakta olduğunu, dava konusu munzam(aşkın) zararın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 122. Maddesinde düzenlendiğini, maddenin ilgili kısmında "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." denildiğini, davacı müvekkilinin tahsil tarihi itibariyle temerrüt faizini aşan çok ciddi bir zararı bulunmakta olduğunu belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, munzam zarara dayalı tazminat miktarının davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğe çıkarılmamıştır. Dava, alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tahsiline talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık doğrudan kambiyo senedine ilişkin olmayıp, davada kambiyo senedinin vasfına ilişkin taratışma olmayacaktır. Davacı tarafça alacağa geç kavuşulması nedeniyle uğranılan munzam zarar talep edilmekle birlikte davacı ve davalı taraf gerçek kişidir. Bu haliyle taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, kambiyo senedinin vasfına ilişkin de değildir. Bu durumda, açılan davada, taraflar arasında ticari iş ve ticari dava bulunmamakta, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli görevli olup, göreve ilişkin hususların kamu düzeninden sayılıp, re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememi...