SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dairemizin 06.12.2023 tarihli ve 2020/6831 Esas, 2023/1889 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracıyla ilgili iade kararının onanarak kesinleştiği, mahkemece de 07.01.2025 tarihli hükümde bu nedenle araç hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Yargılama sürecindeki...
7. Ceza Dairesi 2025/2130 E. , 2025/10889 K.
"İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/698 E., 2025/29 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dairemizin 06.12.2023 tarihli ve 2020/6831 Esas, 2023/1889 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracıyla ilgili iade kararının onanarak kesinleştiği, mahkemece de 07.01.2025 tarihli hükümde bu nedenle araç hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın esas sayısı 2009/598 olmasına rağmen sehven 2008/598 yazılması,
3.Mahkemece temel ceza belirlenirken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi delaletiyle 3/5. maddesi gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün tekerrüre ilişkin (9) numaralı fıkrasında "sanığın mükerrir duruma düştüğü anlaşılmış olmakla," ibaresinden sonra gelmek üzere "sanık hakkında verilen hapis cezası yönünden" ibaresinin eklenmesi, hükmün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (9) numaralı fıkrasından "2008/598...