Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesiyle özetle; davalı şirkette 1 Mart2023 tarihinde yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak göreve başladığını, tespit ettiği hukuk dışı uygulamalar ve sahtecilikler sonucu tüm delil ve belgelerle çalıştığı davalı şirketi -----ve ----- Derneği'ne şikayet ettiğini, şikayet ettiği aynı gün yani 11 Mayıs 2023 tarihinde istifa ettiğini ve istifasını dava dilekçesi ekinde sunduğu mail çıktısı ile şirkete bildirdiğini, şikayetim sonucu bu şirketin sigortacılık ve reasürans ruhsatları iptal edilerek sigortacılık faaliyetinden men edildiğini, ayrıca şirket sahibi ----- tutuklandığını, şirket ile vuku bulan akitte özel bir hüküm mevcut olmadığını, bu halde akdedilen sözleşmenin vekalet olduğu şüphesiz olduğunu, vekalet sözleşmesinin de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 512....
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/244 KARAR NO : 2024/504
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesiyle özetle; davalı şirkette 1 Mart2023 tarihinde yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak göreve başladığını, tespit ettiği hukuk dışı uygulamalar ve sahtecilikler sonucu tüm delil ve belgelerle çalıştığı davalı şirketi -----ve ----- Derneği'ne şikayet ettiğini, şikayet ettiği aynı gün yani 11 Mayıs 2023 tarihinde istifa ettiğini ve istifasını dava dilekçesi ekinde sunduğu mail çıktısı ile şirkete bildirdiğini, şikayetim sonucu bu şirketin sigortacılık ve reasürans ruhsatları iptal edilerek sigortacılık faaliyetinden men edildiğini, ayrıca şirket sahibi ----- tutuklandığını, şirket ile vuku bulan akitte özel bir hüküm mevcut olmadığını, bu halde akdedilen sözleşmenin vekalet olduğu şüphesiz olduğunu, vekalet sözleşmesinin de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 512. maddesi gereğince her zaman tek taraflı olarak sona erdirilebilir olduğunun mutlak olduğunu, bu bağlamda yönetim kurulu üyeliğinden istifa tek taraflı irade bildirimi ile her zaman mümkün olduğunu, istifa hakkı yönetim kurulu üyesinin bireysel hakkı olduğunu ve kural olarak sınırlandırılamayacağını, istifanın muhatabının ise yönetim kurulu başkanı ya da başkan vekili olduğunu, ayrıca istifa eden ve yazılı istifa beyanını şirkete sunan yönetim kurulu üyesinin istifasından feragat edemeyeceği gibi şirket yetkili organı tarafından muvafakat olmaksızın görevine devam da edemeyeceğini, istifanın tek taraflı yenilik doğuran bir hak olduğunu ve iç ilişkide bu beyanın şirkete ulaşması ile hukuki sonuç doğuracağını, onaya tabi olmadığını, dış ilişkide ise görünüşe göre güven ilkesi gereğince üçüncü kişiler bakımından etkili olabilmesi için ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesinin gerektiğini, tescil ve ilan edilmeyen istifanın iyiniyetli 3. Kişiler bakımından hüküm ifade etmeyeceğini, istifa nedeni ile temsil yetkisi kalkan üyelerin istifalarını ticaret siciline bildirmenin ise yönetim kurulu yükümlüğünde olduğunu, istifa beyanını 11 Mayıs 2023 tarihinde davalı şirkete ulaştırmasına rağmen şirket yönetim kurulu bana olan husumetleri nedeniyle yasadan doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve istifasını ticaret siciline bildirmediğini ve tescil-ilanını sağlamadığını, bu yasal yükümlülüğün yerine getirilmemesinin, iyiniyetli 3. Kişiler yönünden sorumlu tutulabilme sonucunu doğurabileceği gibi tarafına sorumluluk atfedilmesini temin amacı İle şirket yönetim kurulu tarafından kötü niyetle yapılmış olabileceğini, zira bu hususta yönetim kurulu yazılı, noterden çekilen ihtarname ile ve defalarca sözlü olarak bilgilendirildiğini ve uyarılmış olmasına rağmen yasal yükümlülüğü yerine getirmekten imtina ettiklerini tüm bu nedenlerle davalı şirket yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük görevinden 11 Mayıs 2023 tarihi ile ...