SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın internette ilan vermek suretiyle atılı suçları işlemesi karşısında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son hükmünün ikinci cümlesine göre hükmolunacak hapis cezasının alt sınırının 3 yıl ve adli para cezasının suçtan elde edilen...
11. Ceza Dairesi 2021/34053 E. , 2025/12958 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/107 E., 2016/151 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın internette ilan vermek suretiyle atılı suçları işlemesi karşısında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son hükmünün ikinci cümlesine göre hükmolunacak hapis cezasının alt sınırının 3 yıl ve adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 158/1-g maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Mahkemece tekerrüre esas alınan İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/949 Esas sayılı, TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığı ve yapılan uyarlama yargılaması sonucunda düşme kararı verildiği, dolayısıyla tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrür oluşturabilecek başka ilamda bulunmadığı anlaşılmakla, hatalı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen ...