Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Somut olayda, Alman vatandaşı olan davacıların, davalılara ait ticari taksi ile yolculuk yaparken diğer davalının aracı ile çarpıştığı, ilk tedavilerinin Türkiye'de, sonraki tedavilerinin ise Almanya'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar olaydan sonra ülkelerine dönerek uğradıkları zararı gidermek için kendi ülke paraları ile harcama yapmışlardır. Kazanç ve giderleri yabancı para üzerinden belirlenen yabancı uyruklu kişilerin tazmini gereken zararlarının yabancı para olarak gerçekleştiği kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, zararın yabancı para üzerinden talep edilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden belirlenmesi hatalıdır hususlarını beyanla alacaklarının;...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/969 Esas KARAR NO:2024/441
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:22/10/2018 KARAR TARİHİ:17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Somut olayda, Alman vatandaşı olan davacıların, davalılara ait ticari taksi ile yolculuk yaparken diğer davalının aracı ile çarpıştığı, ilk tedavilerinin Türkiye'de, sonraki tedavilerinin ise Almanya'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar olaydan sonra ülkelerine dönerek uğradıkları zararı gidermek için kendi ülke paraları ile harcama yapmışlardır. Kazanç ve giderleri yabancı para üzerinden belirlenen yabancı uyruklu kişilerin tazmini gereken zararlarının yabancı para olarak gerçekleştiği kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, zararın yabancı para üzerinden talep edilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden belirlenmesi hatalıdır hususlarını beyanla alacaklarının; davalıların sorumlu oldukları kalemler için ve sorumlulukları nispetinde tahsil tarihindeki kur -TL karşılığının hüküm altına alınmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, birlikte sorumlu oldukları talepler için müştereken ve müteselsilen hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı ... Başkanlığı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum aleyhine açılacak davalarda müvekkili kuruma yazılı olarak başvuru yapılması Ön koşul olduğunu yasal düzenleme gereği davacı şirketin müvekkili kuruma yazılı olarak başvuru yapmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etiğini sigorta şirketlerinin halefiyet ve halefiyete dayalı rücu hakkından söz edilebilmesi için "yapılan ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olması ve sigorta şirketinin halefiyet hakkının bulunması" koşullarının gerçekleşmesi gerektiğini bu iki unsurun bir arada bulunması durumunda sigorta şirketinin yaptığı ödeme için halefiyeti ve halefiyete dayalı rücu hakkının söz konusu olacağını sigorta şirketinin rücu hakkı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin, akdedilen sigorta poliçesi/sözleşmesi hükümlerine, özel şartlara ve poliçeler için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen Genel Şartlara uygun bir ödeme niteliği taşıması gerektiğinden, poliçe/ sözleşme hükümlerine, poliçe/ sözleşme genel ve özel şartlarına aykırı ya da uygun olmayan ödemeler bakımından sigorta şirketinin rücu hakkından söz edilemeyeceğini müvekkili kurum kayıtlarında yapılan incelemede, davacı şirketin / firmanın sigortalısı ...'ya da davalı şirket / firma ait herhangi bir başvuru bulunmadığı anlaşıldığını müvekkili kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevsizlik nedeniyle reddini, zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık...