Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2025/12840 · K. 2026/2204
Yargıtay4. Ceza Dairesi

4. Ceza Dairesi E:2025/12840 K:2026/2204

E. 2025/12840K. 2026/22041 Şubat 2026
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

İNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin 20.10.2025 tarihli ve 2025/7103 Esas, 2025/16460 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2025 tarihli ve 2025/84547 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, Cumhurbaşkanlığına göndermiş olduğu 05/12/2016 tarihli dilekçesinde, ''T.C.'nin yaptığı soykırımlar, katliamlar, sürgünler, tecavüzler, ardı ardına geliyordu. İşte T.C. öyle barbar bir devlettir. Bu .... yani senin kurduğun partinin ilk yıllarına kadar böyle sürdü. Sen Başbakanken bu durumlar daha da haddini...

Karar Metni

4. Ceza Dairesi 2025/12840 E. , 2026/2204 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/49 E., 2021/571 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Dairemizin 20.10.2025 tarihli ve 2025/7103 Esas, 2025/16460 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2025 tarihli ve 2025/84547 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, Cumhurbaşkanlığına göndermiş olduğu 05/12/2016 tarihli dilekçesinde, ''T.C.'nin yaptığı soykırımlar, katliamlar, sürgünler, tecavüzler, ardı ardına geliyordu. İşte T.C. öyle barbar bir devlettir. Bu .... yani senin kurduğun partinin ilk yıllarına kadar böyle sürdü. Sen Başbakanken bu durumlar daha da haddini bilmez vakalara dönüştü. Biliyor musun sen tam bir diktatör bozuntususun, kendini Hitler'e özeniyorsun ama Hitler olmayı hiçbir zaman beceremezsin, çünkü biz kürtler sana geçit vermeyeceğiz. Bir de her zaman dilinde Allah'ın adını dilinden düşürmüyorsun. Sırf halkı kandırmak için ama bunu başaramıyor da değilsin. Sonra Cumhurbaşkanı oldun. Dikta rejimin fazlasıyla arttı. Kendini basbaya halife ilan etmişsin. Yazık sana ama kendini kral sanıyorsun ama at arabasının üstündeki hurdacısın sen. Gever'de, Cizre'de, Sur'da, Nusaybin'de, Silopi'de, Şırnak'ta, İdil'de, Silvan'da gencecik insanlarımızın, yeni doğmuş bebeklerimizin ve yaşlı annelerimizin kanına girdiniz. Biliyor musun seni her televizyonda gördüğümde midem bulanıyor.'' şeklinde ifadelere yer vermesinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinde düzenlenmiş, hakaretin tanımı ise aynı yasanın 125. maddesinde yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Doğal haklardan kabul edilmiş ifade hürriyeti çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez...

Benzer Kararlar

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2025/9293 · K. 2026/1318

12 Ocak 2026

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2025/10709 · K. 2026/869

7 Ocak 2026

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2025/11096 · K. 2026/804

7 Ocak 2026

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2025/5873 · K. 2026/2228

1 Şubat 2026

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2025/10387 · K. 2026/462

5 Ocak 2026

Yargıtay4. Ceza Dairesi

E. 2023/9406 · K. 2025/20818

15 Aralık 2025