Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Ltd Şti'nin paravan şirket olduğunu, kendisinin kandırılarak adına şirket açıldığını, hurda toplayarak geçimini sağladığını beyan ettiği, bel fıtığı nedeni ile çalışamadığını, dilekçesinin konu kısmında "şirketin ihlası" yazdığı görülmüştür. Adli yardım; mahkememizin 20.05.2024 tarihli ara kararı ile hüküm kesinleşinceye dek davacının adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 644/1-b hükmü gereğince cari olan TTK m. 353 gereğince, dava konusu şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemeyeceğini, davacı tarafından iddia edilen usulsüz işlemi/işlemleri yapan kişilere karşı husumetin yöneltilmesi gerektiğini, bu bakımdan da huzurdaki davada, müvekkil müdürlüğe husumet...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/321 Esas KARAR NO : 2024/755 DAVA : Şirketin Terkini DAVA TARİHİ : 13/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... Ltd Şti'nin paravan şirket olduğunu, kendisinin kandırılarak adına şirket açıldığını, hurda toplayarak geçimini sağladığını beyan ettiği, bel fıtığı nedeni ile çalışamadığını, dilekçesinin konu kısmında "şirketin ihlası" yazdığı görülmüştür. Adli yardım; mahkememizin 20.05.2024 tarihli ara kararı ile hüküm kesinleşinceye dek davacının adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 644/1-b hükmü gereğince cari olan TTK m. 353 gereğince, dava konusu şirketin butlanına veya yokluğuna karar verilemeyeceğini, davacı tarafından iddia edilen usulsüz işlemi/işlemleri yapan kişilere karşı husumetin yöneltilmesi gerektiğini, bu bakımdan da huzurdaki davada, müvekkil müdürlüğe husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, ... , TTK M. 32 VE Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ticaret sicili müdürlüğünün yapılan tescillerde bir ihmali bulunmayıp, müvekkil müdürlüğe husumet teveccüh etmeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, sahte imza/evrak bulunması yahut da kandırılması gibi iddiaların varlığının, müvekkil müdürlük tarafından tespiti mümkün olmadığı gibi, yine, davacının bu konudaki iddialarının doğruluğu hâlinde de, bunun muhatabı, kuşkusuz yanıltıcı veyahut da dolandırıcı eylem içinde bulunanlar kişi ya da kişiler olacağını, mevzuata uygun işlem yapan müvekkili müdürlük davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığı gibi, aslında huzurdaki davanın tarafı dahi olmadığını, huzurdaki davada davaya konu şirketin tescil işlemlerini mevzuata uygun yapan müvekkile husumet dahi yöneltilemeyeceğini,
4.1. bir başka husus olarak da, davacı taraf ile dava konusu şirket ve/veya iddia edilen yanıltıcı/dolandırıcı işlem yapan kişi/kişiler arasında görülecek yargılama neticesinde tescil ve ilana ilişkin mahkeme kararının ibraz edilmesi ile tescil ve ilan işlemi yapılabilmesinin mümkün olması karşısında müvekkil müdürlüğe husumet yönetilmesi bu itibarla da mümkün olmadığını, huzurdaki davada müvekkil müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğinden ve
açıklandığı üzere, dava konusu tescil işlemlerinde müvekkil müdürlüğe bir kusur ve sorumluluk izafe edilemeyecek olmasına göre davanın müvekkil yönünden öncelikle usûlden, mahkeme aksi kanaate ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda; dava dilekçesinde davacının kandırılarak adına şirket kurulduğunu beyan etmiştir. Mahkememizin tensip zaptı 7 no.lu ara kararı ile "kandırılıp üzerime şirket kuruldu" beyanını açıklamak ve şirketin terkinini mi ya da şirket kaydının iptalini mi istediğini açıklamak üzere 2 haftalık süre verilmiş ise de davacı tarafından beyanda bulunulmadığı, 06.11.2024 tar...