Medeni Yasanın 88 ve sonraki maddelerinde evlenme akdine ilişkin olarak yer almış bulunan hükümlere göre, akdin geçerli bir nitelikte meydana gelebilmesi için evlenecek kişilerin resmî kimliği bulunan bir memur önünde bu amaca uygun irade bildiriminde bulunmalarının yeterli olup olamayacağı konusunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile 2 nci Hukuk Dairesi ilâmları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu bildirilmiş ve içtihadın birleştirilmesi yoluyla bu aykırılığın giderilmesi istenilmiş olmakla, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Kurulunda ilâmlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra durum incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1 - Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 9/11/1964 gün ve 438/D-1-453 sayılı ilâmında; evlenme akdinin geçerli olarak meydana gelebilmesi için, evlenecek kişilerin sadece irade bildirimlerini (Beyanlarını) yetkili memur önünde...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1965/3 K.1965/3 T.14.6.1965 R.Gazete No. 12049 R.G. Tarihi: 15.7.1965 EVLENME AKDİNİN GEÇERLİLİĞİ EVLENME AKDİNİN GEÇERLİ OLARAK YAPILABİLMESİ İÇİN, EVLENECEK KİŞİLERİN YETKİLİ MEMUR ÖNÜNDE, BU AMACA UYGUN İRADE BİLDİRİMİNDE BULUNMALARI YETERLİDİR. Medeni Yasanın 88 ve sonraki maddelerinde evlenme akdine ilişkin olarak yer almış bulunan hükümlere göre, akdin geçerli bir nitelikte meydana gelebilmesi için evlenecek kişilerin resmî kimliği bulunan bir memur önünde bu amaca uygun irade bildiriminde bulunmalarının yeterli olup olamayacağı konusunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile 2 nci Hukuk Dairesi ilâmları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu bildirilmiş ve içtihadın birleştirilmesi yoluyla bu aykırılığın giderilmesi istenilmiş olmakla, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Kurulunda ilâmlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna oybirliğiyle karar verildikten sonra durum incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1 - Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 9/11/1964 gün ve 438/D-1-453 sayılı ilâmında; evlenme akdinin geçerli olarak meydana gelebilmesi için, evlenecek kişilerin sadece irade bildirimlerini (Beyanlarını) yetkili memur önünde açıklamaları yeterli olmayıp memurun da, sorularına karşılık aldığı olumlu bildirimleri evlendirme defterine yazdıktan sonra akdin doğuşunu sağlamak için kendi iradesini açıklaması ve akdi tamamlama bakımından da defteri imzalaması şart olup bunun yapılmamış olması halinde akdin geçerli bulunamayacağı görüşü benimsenmiştir. Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 29/5/1936 gün ve 2081 - 2936 sayılı, 9/7/1940 gün ve 982-2727 sayılı ve 19/1/1943 gün ve 1515 - 243 sayılı ilâmlarında evlenmenin geçerli olabilmesi için tarafların evlenme memuru önünde rızalarını bildirmeleri yeterli olup bu halin deftere yazılarak imza altına alınması gibi yönlerin sadece şekle ait merasimden ibaret olduğu ve bunun yapılmaması ile Medenî Yasanın 105, 109 ve 123 üncü maddeleri hükmünce akdedilmiş bulunan evlenmenin tamamlanmasına engel olamayacağından dolayı akdin feshine hükmolunamayacağı açıklanmıştır. 2 - Yurdumuzda evlenme akdini yapacak yetkili memur, kentlerde belediye başkan veya bunun evlenme işleriyle görevlendirdiği kimse, köylerde ise muhtardır (M.K. 108). Yetkili memur, evleneceklerden her birine, birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorarak alacağı olumlu karşılıklar üzerine evlenmenin her ikisinin rızalarıyla akdedilmiş olduğunu bildirir (M.K. 109). Yasanın bu iki maddesinin hükümleri, evlenme akdinin niteliği bakımından soru ve cevapla kurulu sözlü bir akit niteliğinde bulunduğunu göstermektedir. Nitekim, 4/11/1929 gün ve 30/19 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararında dahi Medeni Yasa hükmünce evlenme akdine, belediye başkanı veya bunun evlenme işlerine memur ettiği vekillerinden başka köy muhtarının da başlı başına evlendirme memuru yetkisini taşımakta olup evlenme işlerini yapmağa izinli bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre sözlü bir akit niteliğini taşıyan bu hukuki işlemde, evl...