Yargıtay Birinci Başkanlığına verilen dilekçe ile Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 23/1/1957 günlü 5396/332 sayılı kararında avukat ile müvekkili arasında yapılmış olan avukatlık parasına ilişkin akitte bulunan ve mahkemece veya icra dairesince müvekkil için hüküm altına alınacak avukatlık parasının avukata ait olduğunu tesbit eden şartın Avukatlık Kanununun 129 uncu maddesi hükmüne aykırılığı sebebiyle batıl bulunduğunun kabul edildiği, Hukuk Umumi Heyetinin E: 4/11, K: 4/22 sayılı ve 2/4/1958 günlü kararında ise avukatlık parasına ilişkin akitteki söz konusu şartın muteber olduğu esasının benimsendiği ileri sürülerek kararlar arasındaki birbirini tutmazlığın içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesinin istenmesi üzerine İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince kararlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği düşünüldü : I- Halli gerekli...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1960/11 K.1960/10 T.23.5.1960 R.Gazete No. 10574 R.G. Tarihi: 10.8.1960 AVUKATLIK PARASINA AİT SÖZLEŞMELERDE ŞART AVUKATLIK PARASINA AİT SÖZLEŞMELERE KONULAN, MAHKEMECE VEYA İCRACA MÜVEKKİL LEHİNE TAKDİR OLUNACAK AVUKATLIK PARASININ AVUKATA AİT OLACAĞI DAİR HER HANGİ BİR ŞART GEÇERLİ DEĞİLDİR. Yargıtay Birinci Başkanlığına verilen dilekçe ile Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinin 23/1/1957 günlü 5396/332 sayılı kararında avukat ile müvekkili arasında yapılmış olan avukatlık parasına ilişkin akitte bulunan ve mahkemece veya icra dairesince müvekkil için hüküm altına alınacak avukatlık parasının avukata ait olduğunu tesbit eden şartın Avukatlık Kanununun 129 uncu maddesi hükmüne aykırılığı sebebiyle batıl bulunduğunun kabul edildiği, Hukuk Umumi Heyetinin E: 4/11, K: 4/22 sayılı ve 2/4/1958 günlü kararında ise avukatlık parasına ilişkin akitteki söz konusu şartın muteber olduğu esasının benimsendiği ileri sürülerek kararlar arasındaki birbirini tutmazlığın içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesinin istenmesi üzerine İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince kararlar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra mesele incelendi, gereği düşünüldü : I- Halli gerekli mesele, müvekkil ile avukatı arasında yapılan avukatlık parası mukavelesinde avukatın müvekkilini temsil edeceği dâva veya icra takibi sonunda müvekkil lehine mahkeme veya icra dairesince hüküm altına alınıp müvekkilin hasmına yükletilecek avukatlık parasının avukata ait olacağı yollu şartın Avukatlık Kanununun 129 uncu maddesi gereğince muteber olup olmadığı meselesidir. II- 3499 sayılı Avukatlık Kanununun 4359 sayılı kanunla değişik 129 uncu maddesinde (Ücret mukavelesinin muayyen bir meblâğı ihtiva etmesi lazımdır. Her ne suretle olursa olsun hasılı dâvaya iştiraki tazammun eden ücret mukavelenameleri batıldır. Muayyen meblâğı ihtiva etmek üzere dâvanın neticelerine göre değişen ücret mukaveleleri muteberdir) hükümleri vardır. Mahkemece veya icraca müvekkil lehine hükmedilecek avukatlık parası, avukatlık parası tarifesine göre hükmedilecektir. Bu tarife uyarınca avukatlık parası müvekkil lehine hüküm altına alınacak veya icraca haklı görülecek meblâğ üzerinden hesaplanacaktır; bundan başka, Avukatlık Kanununun 131 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkeme tarife ile kabul edilen en aşağı haddi hükmedebileceği gibi en aşağı haddin üç katına kadar da hükmedebilir. Yine icra memurunca borçluya İcra ve İflâs Kanununun 138 inci maddesi hükmünce % 3 den % 10 a kadar avukatlık parası yükletilebilir. Avukatlık parasına ilişkin aktin yapıldığı sırada, ileride mahkemenin veya icranın isteğin ne kadarını haklı göreceğini ve haklı göreceği para üzerinden hesaplıyacağı avukatlık parasının en aşağı haddine mi yoksa en yukarı haddine mi hükmedeceğini âkıdların kesin olarak bilmesine imkân bulunmadığı cihetle mahkemenin veya icranın takdir edeceği avukatlık parası, miktarı önceden belli olmıyan bir paradır. Mukavelede ayrıca belli ...