Dördüncü Hukuk Dairesinin 2619/2274 sayılı ve 30/4/1956 günlü ilâmında bir kimse adına vekilinin bir hâkime karşı tazminat dâvası açabilmesi için vekâletnamesinde ayrıca salâhiyet verilmiş bulunmasına ihtiyaç olmadığı kabul edilmiş olduğu halde Hukuk Umumi Heyetinin 1/216-51 esas sayılı ve 11/11/1953 günlü kararında vekilin hâkime karşı tazminat dâvası açabilmesi için vekâletnamesinde ayrıca salâhiyet verilmiş olması gerektiği esası benimsenmiş olduğu cihetle her iki karar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince mesele incelendi, gereği konuşuldu: I - Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 63 üncü maddesinde dâvaya vekil edilmiş olan kimsenin yâni dâvada kendisine temsilcilik verilmiş bulunan kimsenin temsil kâğıdında (Vekâletnamesinde) ayrıca salâhiyet verilmiş olmadıkça temsil olunan adına yapamıyacağı muameleler sayılmış ise...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E.1957/14 K.1959/6 T.4.2.1959 R.Gazete No. 10194 R.G. Tarihi: 29.4.1959 HAKİME KARŞI TAZMİNAT DAVASI BİR TEMSİLCİ TARAFINDAN HAKİMLERİN MESULİYETİNE AİT ÖZEL HÜKÜMLERE DAYANILARAK TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLMESİ İÇİN TEMSİLCİYE AÇIKÇA SALAHİYET VERİLMİŞ VE BU SALAHİYETİN TEMSİL BELGESİNE YAZILMIŞ OLMASI GEREKİR. Dördüncü Hukuk Dairesinin 2619/2274 sayılı ve 30/4/1956 günlü ilâmında bir kimse adına vekilinin bir hâkime karşı tazminat dâvası açabilmesi için vekâletnamesinde ayrıca salâhiyet verilmiş bulunmasına ihtiyaç olmadığı kabul edilmiş olduğu halde Hukuk Umumi Heyetinin 1/216-51 esas sayılı ve 11/11/1953 günlü kararında vekilin hâkime karşı tazminat dâvası açabilmesi için vekâletnamesinde ayrıca salâhiyet verilmiş olması gerektiği esası benimsenmiş olduğu cihetle her iki karar arasında birbirini tutmazlık bulunduğuna karar verildikten sonra İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince mesele incelendi, gereği konuşuldu: I - Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 63 üncü maddesinde dâvaya vekil edilmiş olan kimsenin yâni dâvada kendisine temsilcilik verilmiş bulunan kimsenin temsil kâğıdında (Vekâletnamesinde) ayrıca salâhiyet verilmiş olmadıkça temsil olunan adına yapamıyacağı muameleler sayılmış ise de; bunlar arasında hâkime karşı tazminat dâvası açılmış olmadığı gibi Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun hâkimlere karşı açılacak tazminat dâvalarına ilişkin 573 ve sonraki maddelerindeki hükümler arasında da temsilcinin yâni vekilin hukuki durumuna ilişkin bir hüküm konulmuş değildir. Bir temsilciye verilmiş salâhiyetlerin içine giren bütün muameleleri temsilcinin yapabilmesi esastır. Bu bakımdan bir kimse adına her türlü dâvayı açmaya salâhiyetli kılınmış bulunan bir vekilin onun adına bir hâkime karşı tazminat dâvası açabileceği de iddia olunabilir. II - Kanunun lâfzına ve temsil konusundaki genel kaideye dayanılarak varılan bu netice, kanun koyucunun kanuna koyduğu başka bir hükümden anlaşılan maksadına diğer deyimle kanunun ruhuna aykırı bulunduğundan kabule değer görülmemiştir. Gerçekten, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 33 üncü maddesinde vekilin temsil olunan adına hâkimi red isteğinde bulunabilmesi için kendisine açıkça hâkimi reddetme salâhiyetinin verilmiş olduğunun temsil kâğıdında (Vekâletnamede) yazılı olması şartı konulmuştur. Bu hükmün gayesi, hâkimi red isteğinin salâhiyetli mahkemece reddi halinde istekte bulunan kimsenin yâni temsil olunan usulün 36 ncı maddesi uyarınca 1500 liraya kadar para cezasına mahkûm edilmesi gibi hayli ağır bir müeyyideye bağlanmış bulunan hâkimi red salâhiyetini temsilciye (Vekile) verirken temsil olunanın düşünmesini sağlamak ve onu tehlikeli neticelerden korumaktır. Hâkime karşı açılacak tazminat dâvasının reddi halinde de 125 liradan aşağı olmamak üzere para cezasiyle (Dâvacının dâva açmakta bir kusuru olsun veya olmasın) hâkimin maddi ve mânevi zararlarına karşılık uygun bir tazminatın dâvacıya yükletilmesi usulün 576 ncı maddesi hükümlerindendir. Bu durum göst...