Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1954/17 · K. 1954/24
YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

Karar No. 1954/24

E. 1954/17K. 1954/2410 Kasım 1954
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Temyiz Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesinin 28 Eylül 1942 tarih ve E. 2189, K. 3561 sayılı ve 5 Mart 1954 tarih ve E. 1230, K. 1194 sayılı ilâmları arasındaki içtihat ihtilâfının halli mezkûr daire reisliğinin 25 Haziran 1954 tarih ve 70 sayılı yazısı ile istenilmesine mebni Tevhidi İçtihat Hukuk kısmı Umumi Heyetinde keyfiyet müzakere olundu : İkinci Hukuk Dairesinin 28 Eylül 1942 tarih ve E. 3561, K. 2189 sayılı ilâmiyle (Medeni Kanunun 257 nci maddesinde yazılı olduğu üzere evlât edinmekle ana ve babaya ait hak ve vazifeler evlât edinen kimseye geçerse de, evlât edinmeye muvafakatla ana ve baba yalnız velâyetin icrasından feragat etmiş olup bu hükme göre evlât edinenin vefatiyle velâyetin hakiki ana ve babaya rücûu zaruri olduğu) ve 5 Mart 1954 tarih ve 1194/1230 sayılı ilâmiyle de (Medeni Kanunun mezkûr 257 nci maddesinde evlâtlık, evlât edinenin aile ismini alacağı ve mevcut...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1954/17 K.1954/24 T.10.11.1954 R.Gazete No. 8889 R.G. Tarihi: 27.12.1954 EVLAT EDİNENİN ÖLÜMÜ MEDENİ KANUNUN 253 ÜNCÜ MADDESİNE GÖRE EVLAT EDİNENİN ÖLÜMÜ ÜZERİNE, 257 NCİ MADDEDE BAHSEDİLEN VELAYETİN TEKRAR ASIL ANA VE BABAYA AVDET VE İNTİKAL ETMEYİP KÜÇÜĞE BİR VASİ TAYİNİ GEREKİR. Temyiz Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesinin 28 Eylül 1942 tarih ve E. 2189, K. 3561 sayılı ve 5 Mart 1954 tarih ve E. 1230, K. 1194 sayılı ilâmları arasındaki içtihat ihtilâfının halli mezkûr daire reisliğinin 25 Haziran 1954 tarih ve 70 sayılı yazısı ile istenilmesine mebni Tevhidi İçtihat Hukuk kısmı Umumi Heyetinde keyfiyet müzakere olundu : İkinci Hukuk Dairesinin 28 Eylül 1942 tarih ve E. 3561, K. 2189 sayılı ilâmiyle (Medeni Kanunun 257 nci maddesinde yazılı olduğu üzere evlât edinmekle ana ve babaya ait hak ve vazifeler evlât edinen kimseye geçerse de, evlât edinmeye muvafakatla ana ve baba yalnız velâyetin icrasından feragat etmiş olup bu hükme göre evlât edinenin vefatiyle velâyetin hakiki ana ve babaya rücûu zaruri olduğu) ve 5 Mart 1954 tarih ve 1194/1230 sayılı ilâmiyle de (Medeni Kanunun mezkûr 257 nci maddesinde evlâtlık, evlât edinenin aile ismini alacağı ve mevcut mirasçılığına halel gelmeksizin onun mirascısı olacağı, ana ve babaya ait hak ve vazifelerin evlât edinene geçeceği yazılı olup evlât edinme muamelesinin tekemmülü üzerine bu haklar kendiliğinden evlât edinene geçip mezkûr kanunun 262 nci maddesi mucibince hakikî ana ve babanın haiz oldukları velâyet hakkını zayi edeceği, evlât edinenden velâyet nez'olunduğu veyahut vefatı halinde küçük olan evlâtlığın velâyeti hakikî ana ve babasına kendiliğinden avdet etmeyip bu gibi hallerde küçüğe vasi tâyini icabedeceği) içtihat edilmiş olduğundan dairenin bu iki ilâmı arasındaki içtihat uyuşmazlığı açıktır. Umumi Heyet âzalarından bazıları evlât edinmenin, asıl ana ve baba hakkında velâyet hakkının telâfisi mümkün olmıyacak surette nez ve ıskatını mucip olmayıp evlât edinen kimse velâyet hakkiyle mücehhez olduğu müddetce bu hakka mâlik olmasına mebni evlâtlığın ana ve babasından yalnız velâyetin istimal ve icrası nez'edilmiş olduğu cihetle evlât edinen kimsenin vefatiyle zeval bulmuş olan velâyet hakkının kendiliğinden asıl ana ve babaya veyahut bunlardan berhayat olana avdet ve intikali tabiî ve zaruri bulunduğunu ve bu gibi hallerde salâhiyettar makamın müdahalesine ve vasi tâyinine lüzum olmadığı mütalâasında bulunmuşlardır. Bu mülâhaza çoğunlukca aşağıdaki sebep ve mülâhazalara mebni isabetli görülmemiştir. Şöyle ki: Hâdisede halli icabeden husus; ana ve baba küçük çocuklarını evlâtlık olarak vermekle çocuk üzerindeki velâyet haklarını katî surette zayi edip etmediği, evlât edinen kimsenin vefatı halinde henüz küçük olan evlâtlığın salâhiyettar makamın müdahalesine lüzum olmaksızın velâyetin kendiliğinden hakikî ana ve babasına avdet ve intikal eyleyip eylemiyeceği keyfiyetidir. Nesep Medeni Kanunumuzun tanzim tarzına göre tabiî ve akdî olmak üzere ik...

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/19 · K. 1954/22

10 Kasım 1954

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/8 · K. 1954/18

26 Mayıs 1954

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/18 · K. 1954/23

10 Kasım 1954

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/11 · K. 1954/19

16 Haziran 1954

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1953/21 · K. 1954/4

3 Şubat 1954

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1954/4 · K. 1954/14

14 Nisan 1954