5020 sayılı kanun ile değiştirilen Millî Korunma Kanununun 56 ncı maddesinin 7 nci bendinin son fıkrasına kamu dâvası açılması için konulan bir senelik müddetin, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren cereyan etmeyip sözleşmenin hitam bularak kiracı tarafından mecurun tahliye veya kira bedelinin kanuni haddine tenzil ve irca edildiği tarihten itibaren cereyan etmesi gerektiği hakkındaki Yargıtay Hususi Dairesinin 15/5/1947 tarih ve 1385/1807 numaralı karariyle sözü geçen bir senelik müddetin sözleşme tarihinden itibaren cereyan etmesi lâzım geldiği hakkındaki 16/6/1947 tarih ve 135/94 numaralı Ceza Genel Kurulu kararı arasında hâsıl olan içtihat ihtilâfının birleştirilmesi Hususi Daire Başkanlığının 1/10/1947 tarih ve 196 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuç; 5020 sayılı kanunun 56 ncı maddesinin 7 nci...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1947/17 K.1947/25 T.17.12.1947 MİLLİ KORUNMA KANUNU 5020 SAYILI KANUN İLE DEĞİŞTİRİLEN MİLLİ KORUNMA KANUNUNUN 56 NCI MADDESİNİN 7 NCİ BENDİNİN SON FIKRASINDA BAHSİ GEÇEN BİR SENELİK DÂVA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN SÖZLEŞME TARİHİNDEN İŞLEMEYE BAŞLAR. 5020 sayılı kanun ile değiştirilen Millî Korunma Kanununun 56 ncı maddesinin 7 nci bendinin son fıkrasına kamu dâvası açılması için konulan bir senelik müddetin, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren cereyan etmeyip sözleşmenin hitam bularak kiracı tarafından mecurun tahliye veya kira bedelinin kanuni haddine tenzil ve irca edildiği tarihten itibaren cereyan etmesi gerektiği hakkındaki Yargıtay Hususi Dairesinin 15/5/1947 tarih ve 1385/1807 numaralı karariyle sözü geçen bir senelik müddetin sözleşme tarihinden itibaren cereyan etmesi lâzım geldiği hakkındaki 16/6/1947 tarih ve 135/94 numaralı Ceza Genel Kurulu kararı arasında hâsıl olan içtihat ihtilâfının birleştirilmesi Hususi Daire Başkanlığının 1/10/1947 tarih ve 196 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuç; 5020 sayılı kanunun 56 ncı maddesinin 7 nci bendinin son fıkrasında «bu bentte yazılı suçlar hakkında bir sene içinde dâva açılmadığı takdirde âmme dâvası düşer» denilmektedir. Hususi Daire kararlarından birinde sözü geçen fıkradaki bir senelik müddetin kira sözleşmesinin hitam bularak kiracı tarafından mecurun tahliye veya kira bedelinin kanuni haddine tenzil ve irca edildiği tarihten cereyan edeceğine, kira bedelini artırma suçlarının mütemadi suçlardan olması ve ikinci kararda da bu suçun müteselsil suçlardan bulunması mucip sebep olarak gösterilmektedir. Ceza Genel Kurulu kararında ise, kira bedelini artırma suçunun, âni suçlardan olmasından dolayı bir senelik zamanaşımı müddetinin kira sözleşmesinin yapıldığı tarihten hesaplanması lâzım geldiği belirtilmektedir. Şu hale nazaran kira bedelini artırma suçunun ceza esaslarına göre âni veya mütemadi veya müteselsil suçlardan hangisi olduğunu tâyin etmek icabeder. Âni cürümler; ikaı ile beraber hitam bulan cürümlerdir. Failin cürmü işlemesiyle fiil ile temas ve alâkası kalmaz. Fail fiili ika etmekle yapacağını yapıp bitirmiştir. Mütemadi suçlar ise; ika ile hitam bulmıyan ve uzayan cürümlerdir. Mütemadi cürümlerde failin fiil ile temas ve alâkası temadi eder. (Bir kimsenin kanun hilâfı hapsi gibi) Ne vakit o şahıs serbest bırakılırsa o vakit cürüm hitam bulur. Hapsettiği müddetçe cürüm temadi eder. Cürüm ne kadar temadi ederse etsin fiil birdir. Müteaddit değildir. Müteselsil suçun teşekkülü için de; kanunun aynı hükmünü ihlâl eden ve taaddüt eden efalin; Aynı cürüm kastının icra vasıtalarından olması lâzımdır. (Bir veznedarın hırsızlığı gibi) âni suçlar ile mütemadi ve müteselsil suçları yekdiğerinden ayırmak için her cürmün bütün unsurları itibariyle tekemmül edişine bakmak lâzımdır. (Hırsızlık) âni cürümdür. Zira, hırsızlık suçu, mal sahibinin rızası olmaksızın bir malı almak ...