Paftoslu bir gayrimenkulü yer sahibinin satabilip satamıyacağı ve yer üzerinde mağrus bağ ve kürumdan eser kalmaması halinde ve Medeni Kanunun mer'iyet ve şekli tatbikı hakkındaki kanunun 39 uncu maddesi müvacehesinde paftos gediğinin hükümsüz kalıp kalmıyacağı hususlarında Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 4/7/1939 tarih ve 3037/1570 ve 15/5/1943 tarih ve 620/1789 ve 30/5/1946 tarih ve 1644/2644 sayılı kararları arasında meydana gelen içtihat uyuşmazlığının çözülmesi gerekli görülmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuçda; İzmir ve Manisa havalisinde teessüs eden paftos ve örfü belde gediğinin mahiyeti ile Medeni Kanun müvacehesindeki durumunu belirtmek için hukuki bir kaide ve hükme uygun olmıyan ve mücerret mahallî ihtiyaçların doğurduğu zaruret icabı olarak vücut bulan bu müessesenin eski hükümlere göre mütalâa ve mahiyetinin tespiti...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1944/41 K.1947/17 T.4.6.1947 PAFTOSLU GAYRİMENKUL PAFTOSLU BİR GAYRİMENKULÜ SAHİBİ SATABİLİR. Paftoslu bir gayrimenkulü yer sahibinin satabilip satamıyacağı ve yer üzerinde mağrus bağ ve kürumdan eser kalmaması halinde ve Medeni Kanunun mer'iyet ve şekli tatbikı hakkındaki kanunun 39 uncu maddesi müvacehesinde paftos gediğinin hükümsüz kalıp kalmıyacağı hususlarında Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 4/7/1939 tarih ve 3037/1570 ve 15/5/1943 tarih ve 620/1789 ve 30/5/1946 tarih ve 1644/2644 sayılı kararları arasında meydana gelen içtihat uyuşmazlığının çözülmesi gerekli görülmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek: Sonuçda; İzmir ve Manisa havalisinde teessüs eden paftos ve örfü belde gediğinin mahiyeti ile Medeni Kanun müvacehesindeki durumunu belirtmek için hukuki bir kaide ve hükme uygun olmıyan ve mücerret mahallî ihtiyaçların doğurduğu zaruret icabı olarak vücut bulan bu müessesenin eski hükümlere göre mütalâa ve mahiyetinin tespiti gerekmektedir. Alım ve satım, kiralama ve âriyet verme bağıtlarının doğuş ve sıhhatları için aranılan unsurlarla koşulan şartlardan hiç birini taşımıyan ve kıyasa aykırı olarak kabul edilen gedikler, ister muttasıl ister munfasıl ve havaî olsun bulundukları yerler üzerindeki durmalarını (hakkı kararlarını) sağlamak maksadiyle kabul edilmiş ve mahiyetleri itibariyle süresiz ve sürekli fâsit bir kiralama bağıtından (icarei tavileden) ibaret bulunmuştur. Bin tarihinden sonra meydana gelen bu müessesenin teşri ve kabulü sebebi ise, o tarihlerde ticaret ve san'atların serbestçe yapılmamış olmasından ve san'at erbabiyle tacirlerin kullandıkları alât ve edavatın bulundukları mahallerden nakilleriyle kendilerinin istedikleri mahallerde ve istedikleri san'at ve ticaretlerini yapmaktan memnu bulunduklarından ve inhisar yolu ile idare edilmesinin zaruri icabından ileri gelmiştir. Mazinin örfî ve ıztırarî terakümatından tamamen vareste kalamıyan bu teamülün tevessüünü men ve tahdit maksadiyle muhtelif tarihlerde hükümler konmuş ve ezcümle 8 Zilhicce 1277 tarihinde neşredilen gedik nizamnamesiyle gediklerden ötürü çekilmekte olan türlü türlü müşküllerin giderilmesi için bundan böyle gedik verilmemesi ve havai gedik mahlulatının dahi satılmaması usul ittihaz olunmuş, gerek aklâm ve gerek şerî mahkemelerle evkaf hazinesi canibinden müceddeden gedik itibariyle senet verilmesi katiyyen yasak edilmiş ve mezkûr nizamnamenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci maddelerinde de bin iki yüz kırk yedi tarihinden sonraki tarih ile senet ve kaydı olup ta o tarihten önceki tarih ile senedi veya aklâm ve sicillâtta kayıtlı bulunmıyan gediklere katiyyen itibar olunamıyacağı ve bu makule gediklerin bulundukları yerden çıkarılmalarına milk sahiplerinin yetkileri olacağı gerçeklendirilmiş ve 18 inci maddesinde ise milkiyet üzere tasarruf olunmakta bulunan gediklerin bir cihete vakfiyetini tescilden yargıçlar menedilmişlerdir. Zikri geçen nizamname hükümleri gedikle...