Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 1946/21 · K. 1947/12
YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

Karar No. 1947/12

E. 1946/21K. 1947/1216 Nisan 1947
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 220 nci maddesinin tahmil eylediği ölüm vukuatını merciine haber vermek mecburiyetini yerine getirmiyen muhtarlara sözü geçen kanunun 282 nci maddesi yoluyla Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin uygulanması lâzımgelip gelmiyeceği hakkında Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesinin 13/6/1946 tarih ve 11838/5544 ve Dördüncü Ceza Dairesinin 3/4/1945 tarih ve 3615/3690 sayılı kararları arasında hâsıl olan uyuşmazlığın çözülmesi gerekli görülmüş olmasına mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek : Sonuçta; Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 220 nci maddesinde; (her belediye ve belediye olmıyan yerlerde defin ruhsatiyesi verenler nezdinde vefiyatın kayıt ve zabtına mahsus bir defter bulundurulacağı ve bu deftere meyitin ismi, adresi, vefat tarihi, malûm ise mevti intaç eden hastalık ve defin ruhsatiyesi verenin ismi kaydedileceği) ve bu malûmat her ay...

Karar Metni

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1946/21 K.1947/12 T.16.4.1947 ÖLÜM OLAYININ HABER VERİLMESİ ÖLÜM OLAYINI MERCİİNE HABER VERMEK MECBURİYETİNİ YERİNE GETİRMEYEN MUHTARLARA UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNUNUN 282 NCİ MADDESİ YOLUYLA TCK 230. MADDESİNİN UYGULANMASI GEREKİR. Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 220 nci maddesinin tahmil eylediği ölüm vukuatını merciine haber vermek mecburiyetini yerine getirmiyen muhtarlara sözü geçen kanunun 282 nci maddesi yoluyla Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin uygulanması lâzımgelip gelmiyeceği hakkında Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesinin 13/6/1946 tarih ve 11838/5544 ve Dördüncü Ceza Dairesinin 3/4/1945 tarih ve 3615/3690 sayılı kararları arasında hâsıl olan uyuşmazlığın çözülmesi gerekli görülmüş olmasına mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda keyfiyet incelenerek : Sonuçta; Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 220 nci maddesinde; (her belediye ve belediye olmıyan yerlerde defin ruhsatiyesi verenler nezdinde vefiyatın kayıt ve zabtına mahsus bir defter bulundurulacağı ve bu deftere meyitin ismi, adresi, vefat tarihi, malûm ise mevti intaç eden hastalık ve defin ruhsatiyesi verenin ismi kaydedileceği) ve bu malûmat her ay nihayetinde toplanarak öbür ayın onbeşine kadar en yakın hükümet doktoru ve sıhhat müdüriyetine bildirileceği ve sıhhat daireleri tarafından da mahalli nüfus dairelerine ihbar olunacağı tasrih edilmiştir. Aynı kanunun 219 uncu maddesinde de; doktor bulunmıyan yerlerde, ölülerin muayenesinin küçük sıhhat memurları veya bu iş için yetiştirilmiş veya tavzif edilmiş memurlar tarafından icra edileceği ve defin ruhsatnamelerinin verileceği ve bunların bulunmadığı yerlerde defin ruhsatiyetinin ya jandarma karakol kumandanları veya köy muhtarları tarafından ifa olunacağı ve her şehir ve kasaba veya köyde ölü muayenesi yapacak ve defin ruhsatını verecek olanların en büyük mülkiye memuru tarafından tâyin ve ilân edileceği gösterilmiştir. Muhtarların sözü geçen Hıfzıssıhha Kanununun 219 ve 220 nci maddeleri ile görevlendirilmeleri de sıhhat bakımından olup Nüfus Kanununun 31 inci maddesinden büsbütün ayrı bir mükellefiyet olduğu açıktır. Bundan başka Nüfus Kanununun 31 inci maddesinde ölüm vukuunda; muhtarların bir ilmühaber tanzimi ile keyfiyeti nüfus idaresine bildirmeye mecbur olduklarının tasrih edilmesi de nüfus tescili bakımından ve nüfus dairesine karşı olduğunda tereddüt edilemez. Nüfus dairesine karşı olan bu mecburiyeti muayyen süresinde yerine getirmeyen muhtarların cezayı müeyyedesi ise yine bu 31 inci maddenin ikinci fıkrasında gösterilmiştir. Umumi Hıfzıssıhha Kanununda ise ölümlerin kayıt ve zabtına mahsus defter tutmıyan ve ölüm vukuatını hükümet doktoruna ve sıhhat müdüriyetine bildirmeyen muhtarlara müstakil bir ceza tâyin edilmemiş olmakla beraber 282 nci maddesinde bu kanunda yazılı olan memnuiyetlere muhalif hareket edenler veya mecburiyetlere riayet etmiyenler hakkında kanunda ayrıca bir ceza hükmü gösterilmediği ve fiilleri Türk Ceza Kanunu itibariyle daha ağır cezayı istilzam eylemed...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 230

Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 230

(Değişik: 30/12/1980-2365/34 md.)

Benzer Kararlar

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1945/30 · K. 1947/13

5 Mart 1947

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1945/20 · K. 1947/6

5 Şubat 1947

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1947/4 · K. 1947/14

7 Mayıs 1947

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1947/5 · K. 1947/18

11 Haziran 1947

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1947/22 · K. 1947/24

26 Kasım 1947

YargıtayYargıtay İçtihadı Birleştirme Kar.

E. 1947/2 · K. 1947/16

14 Mayıs 1947