Ceza mahkemelerinden verilecek yetkisizlik kararlarına ilgililer tarafından itiraz edilebilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1940/33 K.1946/6 T.28.3.1946 CEZA MAHKEMESİ YETKİSİZLİK KARARLARINA İTİRAZ CEZA MAHKEMELERİNDEN VERİLECEK YETKİSİZLİK KARARLARINA İLGİLİLER TARAFINDAN İTİRAZ EDİLEBİLİR. Ceza Mahkemelerinden verilen yetkisizlik kararlarının temyiz kabiliyeti bulunup bulunmadığı hakkında Yargıtay İkinci Ceza Dairesinin 16/12/1938 tarih ve 14194/14144 sayılı ilâmı ile Dördüncü Ceza Dairesinin 29/11/1939 tarih ve 11230/2097 sayılı ilâmı arasında hasıl olan aykırılığın tevhidi içtihat yoliyle halli C. Başsavcılığının 4/1/1940 gün ve 23 sayılı tezkereleriyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Genel Kurulunda olay incelenerek : Sonuçta: Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda, mahkemelerin ceza dâvalarını görme yetkileri kamu faydaları ve selâmeti düşüncesiyle sıraya konarak tâyin edilmiş ve böylece müşterek yetki sisteminin sakıncaları önlenmiş olmakla beraber yine başka başka mahkemelerce veya sorgu yargıçlarınca yetkisizlik kararı verilmiş olur ve bu kararlar aleyhine kanun yollarına başvurmak imkânı kalmamış bulunursa müşterek yüksek vazifeli mahkemenin dâvaya bakması icabeden mahkemeyi tâyin edeceği 18 inci maddede yazılı bulunmaktadır. Bu maddede sorgu yargıçlarından başka mahkemelerin de yetkisizlik kararları aleyhine kanun yollarına başvurma imkânının kalmamış olması halinden bahsedilmesi mahkemelerce verilecek yetkisizlik kararlarının kesin olmadığını ve bu kararlar aleyhinde bir kanun yolunun varlığını açıkça göstermektedir. Esasta soruşturma ve yargılama işlemlerinin yürüyüşüne önemli tesirler yapabilecek olan ve kamu fayda ve selâmetini ilgilendiren bir kararın kesinliğini kanun koyanın istediği düşünülemiyeceği gibi böyle bir düşünce de kanunun gözettiği ana prensibe uymaz. Nasıl ki, ilk tahkikata tâbi olan işlerde sorgu yargıcının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 173 üncü maddesi uyarınca vereceği yetkisizlik kararına karşı savcının 176 ncı madde gereğince başvurabileceği bir kanun yolu vardır. İlk tahkikat sırasında verilecek böyle bir karar aleyhine başvurulacak bir kanun yolu gösterilip te doğrudan mahkemeye verilen bir iş hakkında mahkemenin vereceği yetkisizlik kararına karşı kanun yolunun gösterilmemiş olduğunu, yokluğunu farz ve kabul etmek yanlış ve bir kısım kanun hükümlerini ihmal olur. Mahkemelerce verilen yetkisizlik kararlarına karşı kanunun gerçek kabul ettiği kanun yolunu tâyinde kanunun 308 inci maddesinin önemli bir ifade ve delâleti vardır. Temyiz olunan bir hükmün ancak kanuna muhalif olması sebebinden dolayı bozulabileceği 307 nci madde de kaide olarak beyan olunduktan sonra kanuna muhalif haller 308 inci maddede sayılırken bunlar arasında mahkemenin kanuna aykırı olarak dâvaya bakmağa kendini görevli veya yetkili görmesi hali de yazılarak Yargıtay incelemelerinde kanuna aykırı olan görevlilik veya yetkililik kararlarının bozma sebebi olacağı gösterilmiş ve kanuna aykırı olan yetkisizlik kararlarına karşı esasta bir kanun yolunun bulunmadığı değil belki bu kabil yolsuzluğun düzeltme yer...