Türkıye'deki ecnebiler kanunda yazılı muayyen müddet zarfında beyanname vermezlerse bu hareketlerinin ceraimi mütemadiyeden mi yoksa ceraimi aniyeden mi olduğu hakkında içtihatların birleştirilmesine gerek yoktur.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1937/9 K.1939/62 T.19.4.1939 İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARAR TÜRKIYE'DEKİ ECNEBİLER KANUNDA YAZILI MUAYYEN MÜDDET ZARFINDA BEYANNAME VERMEZLERSE BU HAREKETLERİNİN CERAİMİ MÜTEMADİYEDEN Mİ YOKSA CERAİMİ ANİYEDEN Mİ OLDUĞU HAKKINDA İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNE GEREK YOKTUR. Türkiye'de ecnebilerin seyahat ve ikametleri hakkındaki kanunda muayyen müddet zarfında beyanname vermeyenlerin bu hareketi ceraimi mütemadiyeden veya ani ceraimden olduğu hususunda Üçüncü Ceza Dairesinin 1/7/1935 tarih ve 7991/5586 numaralı kararı ile 19/1/1937 tarih ve 370/436 numaralı kararları arasında hasıl olan ihtilâfın halli için Başmüddeiumimilikten vâkı müracaat üzerine keyfiyet Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde müzakere edilerek: Neticede : Aralarında mübayenet vücudundan bahsolunan iki kararın verildiği 1 Temmuz 1935 ve 19 İkincikânun 1937 tarihlerine nazaran Yabancıların İkamet ve Seyahatları hakkındaki 2 Mart 1331 tarihli Kanun ile o Kanunun dördüncü ve dokuzuncu maddelerini değiştiren 938 numaralı kanunun mer'iyeti zamanında sâdır oldukları anlaşılmasına ve her ne kadar o kanunlar hükmünce, alınması lâzım gelen ikamet tezkereleri muayyen bir müddete tabi bulunmamış ve o tezkereyi almayanlara müterettip ceza dahi nevi ve mahiyeti musarrah olmaksızın alelıtlık on lira para cezası olarak muayyen bulunmakla beraber bu cezanın mesulü tarafından tediyesi halinde hükme hacet kalmaksızın alâkadar zabıta idaresince kabul ve tesellümü tecavüz kılınmış idise de mütebayin kararların sudurundan sonra yukarda zikrolunan 2 Mart 1331 tarihli muvakkat kanuna ek olarak neşrolunup 1 Eylül 1937 tarihinden itibaren mer'iyete konulan 3177 sayılı kanunun birinci ve dokuzuncu maddeleri on beş günden fazla kalmak üzere Türkiye'ye gelen yabancıların vürutlarından itibaren muayyen müddet zarfında almağa mecbur bulundukları ikamet tezkerelerini müddetce iki aylık, bir senelik ve iki senelik olmak üzere tahdiden üç kısma ayırarak her kısmın müddeti bitince tecdidi mükellefiyetini ikame ve muvakkat maddesi de mer'iyetinden itibaren her yabancının o kanuna göre yeniden tezkere almak mecburiyetini vaz'etmiş olduğu gibi her iki kanunun yerine geçip 16 Temmuz 1938 tarihinden itibaren mer'iyet alan 3529 sayılı kanunun beşinci ve altıncı maddeleri bu esası teyit ve müddeti zarfında tezkere almayan veya tezkeresini yeniletmeyen yabancıların bu hareketlerine yirmi dokuzuncu maddesinde cürüm cezaları tâyin eylemiş bulunmasına mebni halen her üç kısım ikamet tezkeresine metaallik mecburiyetlerin taallûk eylediği mebdelerden itibaren yerine getirilmemesiyle cürmiyet başlayacağı cihetle muayyen müddetin hitamından sonra tekrar tezkere almayanların kanun hükmünü ihlâl etmiş olacaklarından mülga kanunun iphamından doğmuş olan mütebayin içtihatların telif ve tevhidine mahal kalmamış olduğuna ittifakla karar verildi. ----------o----------