DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (bankacılık işleminden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretmek isteyen kişi veya özel işletmeler için anahtar teslim, garantili projeler gerçekleştiren, yatırımcı olarak elektrik üreten ve yatırımcı şirketlere danışmanlık hizmeti veren bir enerji şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi görüşmeleri yapıldığını, bu kapsamda banka tarafından sürecin başlatılması adına hesapta bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/583 KARAR NO: 2024/433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21.12.2020 NUMARASI: 2018/584 E. - 2020/826 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (bankacılık işleminden kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretmek isteyen kişi veya özel işletmeler için anahtar teslim, garantili projeler gerçekleştiren, yatırımcı olarak elektrik üreten ve yatırımcı şirketlere danışmanlık hizmeti veren bir enerji şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi görüşmeleri yapıldığını, bu kapsamda banka tarafından sürecin başlatılması adına hesapta bir miktar mevduatın olması gerektiği, 20.000,00 TL'nin yeterli olduğu, bunun da cari hareketlilik görüntüsü açısından gerekli olduğunun söylendiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından 10.07.2018 tarihinde hesap açıldığını ve bilinçli olarak iyi niyet çerçevesinde 30.000,00 TL nin hesaba yatırıldığını, davalı banka tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadan ve henüz kredi sözleşmesi de imzalanmamışken müvekkili şirkete ait hesaptan "PDR/KDR/KAB Ücreti Tahsilatı" adı altında toplamda 15.750,00 TL nin tahsil edildiğini, gerekli yazışmalar yapılıp bu tahsilatların iadesinin istenmesine rağmen bankanın iade konusunda herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, müvekkili şirket ve davalı banka görevlileri arasındaki 01.10.2018-04.10.2018 tarihli e-mail yazışmalarını dava dilekçesinde belirttiklerini, bankanın, üçüncü kişilerden hizmet alındığını iddia ettiğini, ancak bu hizmetler hakkında müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme ve raporlama yapılmadığını, davalı bankanın, ödeme emrine itiraz ederken müvekkili şirketten onay alındığına dair icra takibine itiraz dilekçesinde herhangi bir açıklamaya yer vermediğini ve herhangi bir belge sunmadığını, sadece mevzuat ve sözleşme hükümlerine değindiğini, banka ve müvekkili şirket arasında henüz bir genel kredi sözleşmesi imzalanmadığını, davalı bankanın müvekkili şirket hesabından onaysız tahsilat yapması ve yapmış olduğu tahsilatların iadesini gerçekleştirmemesinin açıkça bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu, davaya konu alacak likit olduğundan borca itirazında haksız olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, söz konusu icra takibine konu asıl alacak miktarının belirli olması ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeniyle alacağın likit old...