Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 2004 tarihinden bu yana davalı şirketin %33 hisse sahibi ortağı olduğunu, şirketin 3 ortaklı olduğunu, dava dışı ... isimli ortağın şirket ana sözleşmesinde kendisine tanınan yönetim kurulundan çıkma hakkını kullanarak şirketten ayrıldığını ve şirket yönetim kurulunda 2 ortak kaldığını, şirketin son genel kurulunu 11.10.2004 yılında yaptığını ve o tarihten sonra herhangi bir genel kurul yapmadığını, şirketin TTK 530. madde doğrultusunda 2007 yılında genel kurul yapması gerekirken bugüne kadar genel kurul yapmadığını ve organsız kaldığını, şirketin fiilen var olmadığını, 2004 yılında verilen vekalet kapsamında dayanarak şirket adına şirket yönetiminin müşterek imzası olmadan vekiller aracılığıyla yetki belgeleri düzenlenerek davalar...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/230 Esas KARAR NO : 2024/246
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 30/03/2023 KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 2004 tarihinden bu yana davalı şirketin %33 hisse sahibi ortağı olduğunu, şirketin 3 ortaklı olduğunu, dava dışı ... isimli ortağın şirket ana sözleşmesinde kendisine tanınan yönetim kurulundan çıkma hakkını kullanarak şirketten ayrıldığını ve şirket yönetim kurulunda 2 ortak kaldığını, şirketin son genel kurulunu 11.10.2004 yılında yaptığını ve o tarihten sonra herhangi bir genel kurul yapmadığını, şirketin TTK 530. madde doğrultusunda 2007 yılında genel kurul yapması gerekirken bugüne kadar genel kurul yapmadığını ve organsız kaldığını, şirketin fiilen var olmadığını, 2004 yılında verilen vekalet kapsamında dayanarak şirket adına şirket yönetiminin müşterek imzası olmadan vekiller aracılığıyla yetki belgeleri düzenlenerek davalar açıldığını, duruşmalara girildiğini, bu durumun şirket ortaklarının bilgisi dahilinde olmaması ve şirketin organsız kalması nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması sebebiyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceklerinin kabulünün gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 410. maddesinde "...(1) Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler..." düzenlemesi aynı Kanun'un 411. maddesinde ise "...Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. .." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekilinin dosyada mübrez beyanlarından ve ...Ticaret Odası kayıtlarından davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu ve pay oranı itibarıyla genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunduğu sabittir. Diğer yandan davacı tarafça bu aşamaya kadar dosyaya sunulan TTK md. 411 kapsamında yönetim kurulundan ya...