Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadığını, takip talebinde borcun nedeninin, sadece asıl alacak olarak yazıldığını, taraflar arasında bu alacağın varlığını gerektirecek herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini ileri sürerek, davacıların takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve %20'den az olmamak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/395 KARAR NO: 2024/864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2023 NUMARASI: 2023/324 E. - 2023/724 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadığını, takip talebinde borcun nedeninin, sadece asıl alacak olarak yazıldığını, taraflar arasında bu alacağın varlığını gerektirecek herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiğini ileri sürerek, davacıların takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesinin başlığında birden çok davalı bulunmasına rağmen dilekçenin sonunda sadece ...'in imzasının bulunduğundan davacı olarak gösterilen şirketlerin usulüne göre açılmış bir davalarının bulunmadığını, başlatılan takibin usulüne uygun şekilde kesinleşmesinden sonra borcun ödenmesinin geciktirilmesi için kötü niyetli dava açıldığını, müvekkili ile borçlu ... arasında 2010 yılında yurt dışında optik ve güneş gözlükleri üzerine ticaret yapıldığını, ...'in kendi ve şirketleri adına ticaret yaptığı gibi, oğlu ... adına da ticaret yaptığını, ayrıca ...'in eşi adına da işlemler yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacılar vekili 21.06.2023 tarihli dilekçesinde, ...'in kendisine asaleten yetkilisi olduğu şirketleri temsilen dava açtığını belirtmiştir. Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesince 09.03.2023 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2022 tarih 2021/2357 Esas, 2022/1069 Karar sayılı ilamı) Mahkememizce Fatih Vergi Dairesine müzekkere yazılmış, verilen yanıttan davalı hakkında yapılan bilgisayar kayıtlarının tetkiki neticesinde herhangi bir vergi kaydının bulunmadığı potansiyel mükellef olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında vergi müdürlüğü müzekkere cevab...