Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait ----plakalı araç ile----- plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ----- plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödememiş olduğunu, müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, alacaklarını yasal süresinde tahsil edemediklerini, yasal zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle dava öncesi açılmış olan icra takibine itiraz edilmiş olması ve taraflar arası görüşmelerimiz nedeniyle...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/789 KARAR NO : 2023/739
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait ----plakalı araç ile----- plakalı davalı sigorta şirketinin sigortalısı arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ----- plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödememiş olduğunu, müvekkilinin haklarını sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, alacaklarını yasal süresinde tahsil edemediklerini, yasal zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle dava öncesi açılmış olan icra takibine itiraz edilmiş olması ve taraflar arası görüşmelerimiz nedeniyle sulh olmayacağımızı bildirir dosyanın bu aşamada usul ekonomisi gereği ön inceleme duruşması yapılmaksızın tensip zaptıyla birlikte bilirkişiye gönderilerek müvekkilinin alacağının tespiti ile zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00-TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından talep edilen ve munzam zarar olduğu ileri sürülen takibin haksız ve yersiz olduğunu, ----- dosyasında alınan kararın iş bu dava için kesin hüküm niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın esasına girilmesi halinde aynı konuda kesinleşmiş hüküm bulunmasına rağmen iki farklı karar verilmiş olacağını, bu durumun "Yargıda öngörülebilirlik ilkesine" ve "Çelişkili karar yasağına" aykırılık doğuracağının şüphesiz olduğunu, bu nedenle başvurunun reddinin gerektiğini, munzam zararın ispatının davacı tarafça yapılması gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar müvekkil sigorta şirketinin ilk yapılan başvuruya istinaden haksız bir şekilde kasko bedeli talebini reddettiğini ileri sürmekteyse de; müvekkil sigorta şirketi Anayasa'nın "hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile "adil yargılanma" hakkına sahip olduğunu, sigorta şirketinin sigortalının kendisine yapmış olduğu başvuruyu hemen kabul ederek ödeme yapmasının mümkün olmadığını, sigorta şirketinin poliçe teminat kapsamları ve teminat limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğunu, davacı tarafça aracın değer kaybı bedelinin ödenmesi için yapılan başvuru neticesinde davacı tarafa 3.070,50-TL bakiye değer kaybı, faizi ve ferileriyle birlikte davacı tarafa ödendiğini, bununla birlikte davacının aracının onarımı kasko sigortacısı tarafından...