5.5.2020 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 Tarihli ve E: 2018/139, K: 2020/12 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… 5510 sayılı Kanun’da değişiklik yapan 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 3. ve 4. fıkralarındaki düzenlemelerin Anayasal düzenlemelere uygun bir içeriğe sahip olup olmadığının yargısal denetime tabi tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesi Mahkememizde görülmekte olan 2016/145 E. sayılı dosya üzerinden yürütülen davaya 1/4/2018 tarihinden itibaren uygulanması gereken maddedir. Bu madde ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davacı şirketin haklı talebini reddeden işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu resmen ispatlanmıştır. Buna rağmen anılan madde ile getirilen düzenlemeler hem hükmedilecek vekalet ücreti hem de teşvik indirimlerinden yararlanma koşulları yönünden açıkça Anayasa’ya aykırıdır. Hukuk devletinde yasaların birbiri ile uyumlu olmaları ve Anayasa’ya aykırı olmamaları gerekmektedir. Vekalet ücretinin yasal dayanağı Avukatlık Kanunu’dur. Bu ücret, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder. Aynı zamanda bir kamu hizmeti olan avukatın hukuki yardımının karşılığı olarak vekalet ücreti Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde düzenlenmiştir. Haksız bir iş veya işlem nedeniyle dava açmak zorunda kalan ya da kendisine karşı haksız bir şekilde dava açılan kişinin katlandığı masrafların söz konusu kişiye iadesinin sağlanması, adalet anlayışının, hakkaniyetin, Anayasa’yla ve uluslararası sözleşmelerle korunan mülkiyet hakkının korunması ve hak arama özgürlüğü ilkelerinin bir gereğidir. 2015/10 sayılı Genelge yayımlanmadan davalı kuruma başvuranlar ile 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesinin yürürlük tarihinden önce karara çıkan dosyalarda dava ikame edenler 6111 sayılı Kanuna göre ödenmesi gerektiği halde sehven 5510 sayılı Kanuna göre ödenen prim teşviki alacaklarını tam ve peşin olarak almışlardır. Anılan madde ile Sosyal Güvenlik Kurumunun haklı başvuruları reddeden işlemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ortaya çıkmıştır. Buna rağmen başvurucuların 1/4/2018 tarihinden itibaren alacaklarını üç yılda alacak olmaları hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunla aynı işleme tabi tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını önlemektir. 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 4. fıkrası “Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekalet ücretinin dörtte birine hükmedilir” şeklindedir. Davalının işlemi haksız ve hukuka aykırı olmasına rağmen vekalet ücretinin ¼’üne hükmedilecek olması hukukun temel ilkelerine, hakkaniyete ve en önemlisi de Anayasa’ya açıkça aykırıdır. 7103 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 4. fıkrası Anayasa’nın bir değil; birden fazla hükmüne birden aykırılık teşkil etmektedir. Şöyle ki; Anayasa’nın 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve a...