Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkında yasanın yürürlüğe girmesinden önce, kamu iktisadi teşebbüslerinin genel müdür ve yönetim kurulu üyelerinin görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı haklarında takibat yapılabilmesinin ilgili bakanın iznine bağlandığı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2004/125 K. 2007/2320 T. 22.11.2007 KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNDEN ÖNCE, KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİNİN GENEL MÜDÜR VE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GÖREVLERİ SIRASINDA VEYA GÖREVLERİ DOLAYISIYLA İŞLEDİKLERİ İDDİA OLUNAN SUÇLARDAN DOLAYI HAKLARINDA TAKİBAT YAPILABİLMESİNİN İLGİLİ BAKANIN İZNİNE BAĞLANDIĞI HAKKINDA. KHK-399/md. 11 İstemin Özeti : Davalı idare, Ankara 8. İdare Mahkemesi'nin 25.9.2003 günlü, E:2003/1398, K:2003/1034 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyize konu ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi '''''.'ın Düşüncesi : 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasa'nın yürürlüğe girmesinden önce, kamu iktisadi teşebbüslerinin genel müdür ve yönetim kurulu üyelerinin görevleri sırasında veya görevlerinden dolayı işledikleri öne sürülen suçlardan dolayı haklarında takibat yapılabilmesi, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11. maddesinin ( d ) fıkrasıyla ilgili Bakanın iznine bağlı tutulmuş olup, maddede geçen "takibat" kavramının, yasaya göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin hazırlanarak ceza davasının açılmasına kadar geçen evreyi ifade eden "ceza soruşturması" ile ceza davasının açılmasıyla başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eden "ceza kovuşturmasını" kapsadığı kabul edilmelidir. Bilindiği gibi, ceza yargılamasını oluşturan tüm süreç, yani suç şüphesinin öğrenilmesinden veya suç oluşturan eylemin gerçekleşmesinden hükmün kesinleşmesine kadar sanık hakkında yapılacak tüm işlemler kural olarak adli kolluk ve adli yargı yerlerinin görev ve yetkisindedir. Bununla birlikte, etkin, hızlı, verimli ve saygın bir kamu yönetimin üstün kamu yararının gereği olduğu; bu çerçevede Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri kamusal yetki ve yöntemleri kullanarak yerine getiren memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu görevleri nedeniyle işledikleri öne sürülen suçlardan ötürü doğrudan ceza soruşturmasına bağlı tutulmalarının hem kamu hizmetinin işleyişinde önemli aksamalara yol açacağı, hem de kamu otoritesinin saygınlığını zedeleyebileceği düşünceleriyle, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin asılsız suçlamalar karşısında korunması için bunların görevleri nedeniyle işledikleri suçlardan ötürü ceza yargılaması sürecinin başlatılmasından önce idarenin bir inceleme yapması ve bunun sonucuna göre olayın yetkili ve görevli adli makamlara iletilmesi esası benimsenmiştir. Nitekim Anayasa'nın 129. maddesinin son fıkrasında da, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri iddia edilen suçlar...