Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli bulunan baronun, bu konulara özgü açmış olduğu davada, dava açma ehliyetinin bulunduğu hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2003/417 K. 2005/234 T. 7.4.2005 BAROLARIN DAVA AÇMA EHLİYETİ HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ VE İNSAN HAKLARINI SAVUNMAK, KORUMAK VE BU KAVRAMLARA İŞLERLİK KAZANDIRMAKLA GÖREVLİ BULUNAN BARONUN, BU KONULARA ÖZGÜ AÇMIŞ OLDUĞU DAVADA, DAVA AÇMA EHLİYETİNİN BULUNDUĞU HAKKINDA. 1739/md. 2 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): İstanbul Barosu Başkanlığı Vekili: Av. '- Karşı Taraf (Davalı): Sağlık Bakanlığı - ANKARA İstemin Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.11.2002 günlü, E:2001/3139, K:2002/5419 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi '''''.'in Düşüncesi : Danıştay Sekizinci Dairesi kararının, Sağlık Bakanlığı Sağlık Meslek Liseleri Ödül ve Disiplin Yönetmeliğinin 46. maddesi ile 41/d maddesinde yer alan "fuhuş yapmak" ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının onanması, Yönetmeliğin 41/d maddesinde yer alan "ya da cinsel ilişkiye girmiş olduğu tespit edilmiş olmak" ibaresi yönünden davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı '''''..'ün Düşüncesi : Sağlık Bakanlığı Meslek Liseleri Ödül ve Disiplin Yönetmeliğinin 41/d maddesiyle, 46. maddesinde yer alan "uyarma, kınama ve mahrumiyet cezalarına itirazda bulunulamaz" cümlesinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Daire kararı temyiz edilmiştir. Davaya konu yönetmeliğin 41/d maddesinde; fuhuş yapmak yada cinsel ilişkiye girmiş olduğu tespit edilmiş olmak örgün eğitim dışına çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak belirlenmiştir. T.C. Anayasa'sının 20. maddesinde; herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı, adli soruşturma ve kovuşturma gerektiren istisnaların saklı olduğu kurala bağlanmıştır. Yine Anayasanın 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Anılan Yönetmeliğin 41/d maddesiyle getirilen düzenleme öğrenciler üzerinde keyfi uygulamalara yol açacak nitelikte olup davalı idare de bu hususun önlenmesi amacıyla 24.10.2001 günlü, 5746 sayılı genelgenin yayımlandığını belirtmekle bu kanıyı doğrulamaktadır. Yönetmelik hükmünün hiyerarşik bakımdan genelgenin bir üst normu olduğu dikkate alındığında yönetmelikle bu yolda bir düzenlemeye gidilmesindeki sakıncanın genelge ile giderilemeyeceği de açıktır. Belirtilen nedenlerle yönetmeliğin 41/d maddesi Anayasanın 20 ve 17. maddelerine aykırı bulunmuştur. Yönetmeliğin 46. maddesinde yer alan; "Uyarma, kınama ve mahrumiyet cezalarına itiraz edilemez." hükmüne gelince; bu madde ile getir...