Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince sunulan 30/04/2001 tarihli dilekçe ile davalıların banka kaynaklarını bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullanmaları ve bankayı bu suretle zarara uğratmaları nedeniyle Bankalar Kanununun ilgili hükümleri gereğince banka yeminli murakıpları tarafından rapor düzenlenerek 478.119.milyar TL zarar belirlendiğini, davalılara gönderilen ihtarnamelere rağmen zararın karşılanmadığını, davalıların ... AŞ.'nin yönetim ve denetimini doğrudan ve dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar konumunda olduklarını, banka kaynaklarından 299.848.000.000.000 TL'yi kendi lehlerine kullandıklarının tespit edildiğini öne sürerek bu miktarın 27/10/2000 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/275 KARAR NO : 2023/549
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 01/10/2010 KARAR TARİHİ : 15/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince sunulan 30/04/2001 tarihli dilekçe ile davalıların banka kaynaklarını bankanın emin şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullanmaları ve bankayı bu suretle zarara uğratmaları nedeniyle Bankalar Kanununun ilgili hükümleri gereğince banka yeminli murakıpları tarafından rapor düzenlenerek 478.119.milyar TL zarar belirlendiğini, davalılara gönderilen ihtarnamelere rağmen zararın karşılanmadığını, davalıların ... AŞ.'nin yönetim ve denetimini doğrudan ve dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar konumunda olduklarını, banka kaynaklarından 299.848.000.000.000 TL'yi kendi lehlerine kullandıklarının tespit edildiğini öne sürerek bu miktarın 27/10/2000 tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde, ... ile ... ve ... zararın tasfiyesine yönelik anlaşma yapıldığını, var olduğu iddia edilen zararla ilgili ödeme protokolü yapılmış olduğundan davanın görülmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinden ...'nun ... AŞ.'nin hissedarı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... AŞ. ... AŞ ve ...AŞ vekilleri, 11/08/2004 tarihinde ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda sayılan müvekkilleri yönünden dolayı, tüm sonuçları ile kayıtsız, şartsız ve gayri kabili rücu olarak kabul ettiklerini beyan ederek imzaları alınmıştır. Banka yönetici ve ortağı olduğu belirtilen ...'nun, banka kaynaklarından 299.848.000.00.TL'yi bankanın çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan ve dolaylı olarak kendi lehine kullanması suretiyle bankayı zarara uğrattığı öne sürülerek, bu miktarın davalıdan tahsili talep edilmektedir. Davalı ... vekilince sunulan tüm dilekçelerde ise, müvekkilinin bankayı zarara uğrattığına dair şahsi sorumluluğunu gerektirecek şekilde ceza yargılaması sonucunda verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını, yapılan suç duyurularının tamamının takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, Bankalar Kanunu gereğince şahsi sorumluluğunu gerektirecek bir durumun ispatlanmadığını, banka yönetici olan müvekkilinin, ... şirketlere kredi aktarıldığından bahisle ve bu kredilerin geri iadesi sağlanmadığı öne sürülerek bu davanın açıldığını, oysa bu kredilerin kullandırılması veya başka hesaplara virmanlanması işlemlerinde müvekkilinin bilgisi, talimatı ve imzasının bulunmadığını, müvekkilinin sadece kredi tahsis kararına imza koyduğunu, bunun dışında yapılan hiçbir işlemde imzası bulunmadığından bankanın fona devrine sebebiyet veren işlemlerden sorumlu tutulamayacağı, iddia edilen zararın gerçekleşmediğini, zira dava konusu kredi borçl...