Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 23.09.2004 tarihinde ... Limited Şirketi olarak ticari unvanını tescil ettirdiğini, belirtilen tarihten itibaren müvekkili şirketin ticari hayatına bu ticari unvan ile devam ettiğini ve bu unvan ile Türkiye'nin birçok yerinde önemli projelere imza attığını, müvekkili şirketin piyasada "..." olarak anıldığını, müvekkili şirketin son dönemlerde birlikte iş yaptığı firmalardan, kendi bünyesine ait olmayan projeleri, proje tekliflerini sanki kendilerince yapılmış olarak algılandığını fark ettiklerini, bunun üzerine yaptıkları araştırmada ortak faaliyet gösterdikleri piyasada ... olarak anılan bir firmanın daha varlığını öğrendiklerini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında kazanmış oldukları...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/253 Esas KARAR NO : 2023/112 DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 10/04/2021 KARAR TARİHİ : 09/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 23.09.2004 tarihinde ... Limited Şirketi olarak ticari unvanını tescil ettirdiğini, belirtilen tarihten itibaren müvekkili şirketin ticari hayatına bu ticari unvan ile devam ettiğini ve bu unvan ile Türkiye'nin birçok yerinde önemli projelere imza attığını, müvekkili şirketin piyasada "..." olarak anıldığını, müvekkili şirketin son dönemlerde birlikte iş yaptığı firmalardan, kendi bünyesine ait olmayan projeleri, proje tekliflerini sanki kendilerince yapılmış olarak algılandığını fark ettiklerini, bunun üzerine yaptıkları araştırmada ortak faaliyet gösterdikleri piyasada ... olarak anılan bir firmanın daha varlığını öğrendiklerini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas sayılı dosyasında kazanmış oldukları davanın istinaf mahkemesince bozulduğunu ve dosyanın şuan Yargıtay incelemesi aşamasında olduğunu, davalı şirketin tescil tarihinin 05.09.2016 olduğunu, müvekkili şirketin unvan tescil tarihinin çok daha eskiye dayandığını, ticari unvanın kullanımı bakımından önceliğin müvekkili şirkete ait olduğunu, şirketlerin faaliyet alanlarının ortak olduğunu, davalı şirketin piyasada söz konusu şirketler arasında oluşan iltibastan faydalanması ve şirketler arasında karışıklık çıkması ihtimalinin bulunduğunu, davalı şirketin tutumlarının haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile "..." ibaresinin davalının ticari unvanından ve sicil kayıtlarından terkinini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret sicil kayıtlarının herkese açık olup, davacının 5 yıl sessiz kalarak unvan kullanımına razı olduğunu ve dava açma hakkını kaybettiğini, müvekkili şirketin kurulduğu günden itibaren davacının bu ilandan basiretli bir tacir olarak haberdar olma yükümlülüğünün olduğunu, müvekkili şirketin kurulduğu günden itibaren büyük saygın projelere imza atarak harcadığı emekle kısa sürede firmasına değer kattığını, sektörde proje alanında tanınır, güvenilir, bilinir firmalar arasında yerini aldığını, faaliyet alanlarının kesinlikle ortak olmadığını, müvekkili şirketin sadece projelendirme, davacının ise sadece taahhüt hizmeti verdiğini, web sitelerinde yer alan işlere bakıldığında müvekkili şirketin proje firması olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin taahhüt alanında faaliyeti olmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği bütün işlerinde taahhüt alanına ait olduğunu, dava dilekçesinde çekirdek kısmın ... olduğunun iddia edildiğini, ...'nın çekirdek unsur değil ek unsur olduğunu, davacının dava dilekçesinde ticari unvan kullanımının adeta bir markaya yaklaştığının belirtildiğin...