Bedensel engellilerin özel eğitim giderlerinin bakanlıkça karşılanması hususunda onsekiz yaş sınırı getirilmesinde hukuka uyarlık görülmediği hakkında.
8. Daire 2007/6457 E. , 2008/8352 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2007/6457 Karar No: 2008/8352
Davacı : … Vekili : … Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Davanın Özeti : Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan; zihinsel özürlülerde yaş koşulu aranmadan, özürlü çocukların eğitim giderlerinin Bakanlıkça karşılanmasına ilişkin 26.06.2006 gün ve … sayılı tebliğde, zihinsel özürlü çocuklarda yaş koşulu aranmamasına karşılık, bunlar dışındaki özürlüler için 18 yaş sınırı getirildiği; bu suretle bedensel özürlüler açısından Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde ayrım yapıldığı; 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ilgili maddelerinde bu yönde bir ayrım yapılmadığı ve anılan düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülerek, zihinsel özürlüler dışındaki özürlüler için 18 yaş sınırı getiren kısmının iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Dava konusu tebliğin dayanağı olan 5378 sayılı Yasada özür türlerinin ve bu tür özürlerin seviyesinin çocuk olarak belirtildiği ve Medeni Kanunda yeralan çocuk tanımı uyarınca ancak 18 yaşın üzerindeki zihinsel özürlülerin çocuk olarak addedildiği; dolayısıyla 18 yaşın üzerindeki bedensel engelli kişilerin çocuk olarak tanımlanamayacağı için 5378 sayılı Yasada öngörülen eğitim gideri yardımından faydalanamayacağı; ayrıca anılan tebliğle anayasal eğitim hakkının kısıtlanmadığı ve 5378 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca bedensel özürlüler için sunulan eğitim ve rehabilite imkanlarından davacının oğlunun da faydalanabileceği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi … Düşüncesi : Dava konusu tebliğin dayanağı olan 5378 sayılı Yasanın "amaç" başlıklı 1. maddesi ile özürlü tanımına yer veren 3. maddesinde engelli kişiler açısından zihinsel veya bedensel kavramları çerçevesinde bir ayrım yapılmamış olup, anılan tebliğ ile hem 5378 sayılı Yasanın "engellilerin her bakımdan gelişiminin sağlanması" yönündeki amacına aykırı bir durum yaratılmakta hem de anayasal eşitlik ilkesi toplum yaşamı açısından benzer zorluklarla karşılaşan engelli kişiler arasında ayrım yapılmak suretiyle ihlal edilmektedir. Demokratik, çağdaş ve medeni bir toplum olmanın gereği olarak engelli vatandaşların, iş yaşamı ve sosyal yaşam içinde daha aktif bir katılımla yer alması noktasında büyük önem arzeden ve maddi açıdan daha külfetli olan eğitim ve rehabilitasyon sürecine devamlarının sağlanması Anayasamızda yer alan sosyal devlet anlayışının da bir gereği olduğundan, onsekiz yaşını geçmiş bedensel engelli kişilerin özel eğitim giderlerinin Bakanlıkça karşılanmaması sonucunu doğuran dava konusu tebliğin ilgili hükmünün iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı … Düşüncesi : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan; zihinsel özürlülerde...