Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketinin kuruluş tarihi olan 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, Türkiye ve dünyada birçok noktaya ihracat gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2003 yılından bu yana "......." ibaresini marka olarak .... sayı ile tescilli ettirdiğini, "......." markasını piyasada saygın bir marka haline getirmek için büyük emek ve sermaye harcadığını, söz konusu müvekkili markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak da kayıt altına alındığını, ancak hal böyle iken davalının, müvekkiline ait tescilli "......." ibareli markasını ticari unvanında kullandığını, bu unvanı TTK ve SMK hükümlerine aykırı olarak oluşturduğunu ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/61 KARAR NO : 2021/269
DAVA : Markaya Tecavüzün Önlenmesi, Men'i DAVA TARİHİ : 24/02/2021 KARAR TARİHİ : 09/12/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2021
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketinin kuruluş tarihi olan 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, Türkiye ve dünyada birçok noktaya ihracat gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2003 yılından bu yana "......." ibaresini marka olarak .... sayı ile tescilli ettirdiğini, "......." markasını piyasada saygın bir marka haline getirmek için büyük emek ve sermaye harcadığını, söz konusu müvekkili markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak da kayıt altına alındığını, ancak hal böyle iken davalının, müvekkiline ait tescilli "......." ibareli markasını ticari unvanında kullandığını, bu unvanı TTK ve SMK hükümlerine aykırı olarak oluşturduğunu ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün önlenmesini, men'ini, müvekkilinin tescilli markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, davalının müvekkilinin tescilli markasını internet ve sosyal medya üzerinde kullanımının durdurulmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı adına çıkan davetiyeye vefat ettiğinden bahisle şerh verilerek iade edilmiştir. Bu kez ticaret sicilindeki adrese Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesine göre tebligat çıkarılmıştır. Davacı vekilinden fiili kullanımın ve bu hususun tespiti amacıyla olan talebi üzerine, Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, verilen talimat cevabında da adı geçenin vefat ettiği, herhangi bir faaliyetinin olmadığı tespit edilmiştir. Uyap üzerinden alınan nüfus kaydına göre de, davalı gerçek kişinin 17/04/2018 tarihinde dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır. Davalı gerçek kişi tacir olup, ticaret sicilinde kaydı var ise de, işletmesinin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Gerçek kişi davalı da, dava tarihinden önce vefat etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının tescilli markasına yönelik tecavüzünün önlenmesi, men'i, davacının tescilli markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, davalının davacının tescilli markasını internet ve sosyal medya üzerinde kullanımının durdurulması ve verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir. Davalı gerçek kişi tacir olup, ticaret sicilinde kaydı var ise de, işletmesinin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Gerçek kişi davalı , dava tarihinden önce vefat etmiştir. Yüksek Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere; Kişilik hakları ölümle sona erer (TMK 28. md), ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi 04.05.1978 gün, 4/5 sayıl...