Şirketin kanuni temsilcisinin istifa tarihi itibarıyla vergi sorumluluğunun araştırılarak buna göre bir karar verilmesi gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2006/3769 K. 2007/1321 T. 15.3.2007 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKETİN KANUNİ TEMSİLCİSİNİN İSTİFA TARİHİ İTİBARIYLA VERGİ SORUMLULUĞUNUN ARAŞTIRILARAK BUNA GÖRE BİR KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti: Davacı adına, .... Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle, 1998 yılının Eylül dönemi için salınan damga vergisi ile kesilen ağır kusur cezasının ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; olayda, davalı İdarece, kamu alacağının tahsili için, asıl borçlu şirket hakkında tüm yasal yolların tüketildiğinin, ayrıca, davacının 25.9.1996 ila 24.9.1999 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğunun ve 17.8.1998 ila 24.9.1999 tarihleri arasında, birinci derecede şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşılması karşısında, Eylül 1998 dönemi için, uzlaşma sonucu kesinleşen damga vergisi ve bağlı alacakların tahsili için, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 4.7.2006 günlü, E: 2005/2671; K: 2006/1151 sayılı kararının; yönetim kurulu üyeliğinden 12.2.1999 tarihinde istifa ettiklerinden, vadesi 30.6.1999 tarihinde dolan ihracat kredisine ait damga vergisinden sorumlu tutulamayacakları ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti. İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Dosyada mevcut .... Noterliğince düzenlenen 12.2.1999 tarih ve 5150 sayılı ihtarnameden, davacının .... Anonim Şirketindeki yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin ve bu bildirimin adı geçen Şirkete 16.2.1999 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, vadesi 30.6.1999 tarihinde dolan ihracat kredisine ait damga vergisinden sorumla tutulamayacağından, bu husus gözetilmeksizin verilen mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı ....'un Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvurusu, davacının yönetim kurulu üyeliğinden 12.2.1999 tarihinde istifa ettiği .... Anonim Şirketinin mal varlığından tahsil edilemeyen vergi ve cezanın, gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla, Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu madde...