Kooperatifin yönetim kurulu üyesinin vade tarihi yönetim kurulundan istifa ettikten sonraki tarihe tekabül eden vergi borçlarından kanuni temsilci sıfatı ile sorumlu tutulamayacağı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2003/3757 K. 2005/2658 T. 5.10.2005 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KOOPERATİF YÖNETİM KURULU ÜYESİNİN, VADE TARİHİ YÖNETİM KURULUNDAN İSTİFA ETTİKTEN SONRAKİ TARİHE TEKABÜL EDEN VERGİ BORÇLARINDAN KANUNİ TEMSİLCİ SIFATI İLE SORUMLU TUTULAMAYACAĞI HK. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: S.S. .... Kooperatifinin vergi borçları nedeniyle, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 12.3.2003 tarih ve 1999/2056, 1999/30177 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden 30177 sayılı ödeme emriyle 1996/Haziran dönemine ilişkin vergi borçlarının istenildiği, bu borçların vade tarihlerinin ise 20.7.1999 ve 25.7.1999 olduğu, davacının ise kooperatif yönetim kurulundan 19.6.1999 tarihinde ayrıldığının görüldüğü, bu durumda bu ödeme emrine konu vergi borçları nedeniyle vadesinden önce kooperatif yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan davacının sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden iptali gerektiği, 2056 nolu ödeme emrine ilişkin vergi borçlarına gelince, bu vergilerin ait olduğu dönemlerde ise davacının kooperatif yönetim kurulunda bulunduğunun ve kooperatifin beyan ettiği malvarlığının satışıyla elde edilen paranın vergi borcunu karşılamadığının görüldüğü, bu nedenle davacı adına takibe geçilerek Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul ederek, dava konusu ödeme emirlerinden 30177 takip nolu ödeme emrinin iptaline, 2056 sayılı ödeme emrinin ise tasdikine hükmeden .... Vergi Mahkemesinin 29.9.2003 tarih ve 2003/234 sayılı kararının; vergi borçlarında vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihin önemli olduğu, vade tarihine itibar edilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'nın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına 5.10.2005 tarihinde o...